İlginizi Çekebilir



30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz!

30 Ağustos 1922 tarihi, Ülkemizi parçalamak, Türk ulusunu esir etmek isteyen yayılmacı, istilacı güçlere karşı; Yokluk içinde, en zor koşullarda yüce milletimizin sarsılmaz azmi, birlik beraberliği, vatanseverliği ve kahramanlığı, kadınıyla, çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı´nın yazıldığı gündür.  

ÇAYKARA GÜNDEM GAZETESİ Yönetimi olarak; Zafer Bayramı nedeniyle kutsal vatan toprağının bütünlüğü ve şanlı al bayrağımızın daima hür bir şekilde dalgalanması için uzak ve yakın geçmişte canlarını feda eden, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, şanlı ordumuzun ve emniyet güçlerimizin mensupları ile tüm milletimizin Zafer Bayramını en içten duygularla kutluyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. 

Türkiye Cumhuriyeti´nin doğuşunu müjdeleyen 30 Ağustos Zaferi´nin 93. yıldönümünü büyük bir şeref ve gururla kutluyoruz. /resimler/2015-8/30/0005534318168.jpgGÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919´da Atatürk´ün Samsun´a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk´ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı´nı başlattı. Amasya Genelgesi´nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919´da Ankara´ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920´de TBMM´yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı´nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM Meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı Görüşü?nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu´da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar´a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal´e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı´ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı. 1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul´daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal´in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922´de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos´ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis´te vardı. Bu savaş, Atatürk´ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık  Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir´e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922´de İzmir´in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz. 

www.caykaragundem.com