İlginizi Çekebilir



  • Cumartesi 38 ° / 21 ° Güneşli
  • Pazar 39 ° / 23 ° Güneşli
  • Pazartesi 39 ° / 23 ° Güneşli

Çaykara ve Azerbaycan Şifahi Edebiyatlarında Ortak Kelimeler

Antalya Bilim Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Hemşehrimiz Prof.Dr. Necati Ağıralioğlu´nun yazdığı ?ÇAYKARA VE AZERBAYCAN ŞİFAHİ EDEBİYATLARINDA ORTAK KELİMELER? adlı araştırma yazısını siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.

Antalya Bilim Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Hemşehrimiz Prof.DrNecati Ağıralioğlu´nun yazdığı ?ÇAYKARA VE AZERBAYCAN ŞİFAHİ EDEBİYATLARINDA ORTAK KELİMELER? adlı araştırma yazısını siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz. /resimler/2019-8/29/1107208299734.jpg1960´lı yıllara kadar Çaykara´da ailelerin geçimi ekseriyetle hayvancılığa dayanıyordu. Her evde mutlaka büyükbaş hayvan beslenir, bazı ailelerde ise koyunculuk yapılır ve bazen keçi de beslenirdi. Hatta öyle ki 1900´lü yılların başında, bölgenin eyalet merkezi ve en büyük şehri olan Trabzon içinde bile toptancı esnafı evlerinin bahçelerinde inek beslerlerdi (Kayra, 2013).

Çaykara´da yıl boyunca aile hayatı hayvanların mevsimlik beslenmesine göre şekillenirdi. Mayıs ayında hayvanlarla birlikte köyden komlara çıkılır, orada yaklaşık 1 ay kalınır ve hayvanlar mera çayırlarında otlatılırdı. Komlardan Mayıs sonunda yaylaya göç edilirdi. Yaylada, yaklaşık dört ay kalınır ve bu sürede hayvanlar meralarda otlatılarak beslenirdi. Eylül 20 ile 30´u arasında hayvanlar komlara indirilirdi. Orada bir ay kaldıktan sonra kışın hayvanlar köy ahırına alınır ve hazır ot ve yemlerle bakımları yapılır ve beslenirdi. Bu arada yaylada kalınan sürede, kom ve bazı yayla çayırları korunur, orada büyüyen otlar Ağustos ayında biçilir, kurutulur, sırtta köy evine taşınır ve kışın hayvanlara verilmek üzere yığılırdı.  Böylece yılın altı ayında hayvanların kom ve mezralardaki otlaklardan, kış aylarında ise köylerde hazır ot ve yemle beslenmeleri sağlanırdı.

Bölgede hayvancılık insan hayatında o kadar etkiliydi ki, mesela Ekim ayının adı yörede Koçayı olarak anılırdı. Bu ise koçların bir süre koyun sürüsünden ayrı tutulmasından sonra onlara katıldığı ayın adıydı. Bu katılmaya Koç Katımı adı verilirdi ve hayvancılıkta o günün özel bir değeri vardı. Bölgede kullanılnan neredeyse bütün hayvancılık isim ve terimleri eski Türkçe´den gelmekteydi. Bu eski Türkçe kelimler nesilden nesile yörenin şifahi edebiyatı, halk edebiyatı, olarak devam etmişti.

Burada, Azerbaycan Türkçesi ile okunmuş bir Azerbaycan Sayasındaki (şarkısındaki) Türkçe kelimelerle Çaykara´da kullanılan şifahi Türkçe kelimeler karşılaştırılmış ve pek çok kelimenin aynı olduğu görülmüştür. Şifahi kültürümüzün köşe taşları olan kelimelerimizin öz kaynaklarının bilinmesine ve unutulmamasına bir katkı için bu çalışma hazırlanmıştır.

Sayacı sözleri ise, göçebe hayatında koyunculukla ilgilidir. Sayacı sözünün Fars dilindeki "saye", yani "gölge" sözünden alındığı söylenir. Fars dilinde bu sözün mecazî manası "himaye etmek", "savunmaktır". Fars dilinden Azerbaycan Türkçesine de geçen "saye" sözü Kafkasya Türkleri arasında "bolluk", "bereket" vb. manalarda kullanılmaktadır. Buradan da "sayacı sözlerinin", yahut "sayacıların" halk arasında "bolluk getiren", "bereket getiren" vs. anlamlarında kullanıldığı anlaşılıyor. Sayacılar da aşıklar ve dervişler gibi halk arasında gezerek dolaşır ve kendi şarkılarını söylerdi.

Sayacılar her yıl koç katımından 100 gün sonra, 17 Şubatta, köyleri (obaları) dolaşıp sayalarını söyleyerek yardım toplarlarmış.  Çünkü koç katımından 100 gün sonra her kuzunun koyun karnında canlandığı kabul edilir ve o gün eğlenceli törenler düzenlenirmiş. Türkiye´de Sivas gibi bazı yörelerde de sayacılık geleneği olduğu bilinmektedir.

İran Azerbaycan´ında (Urmiye´de Sayalar ve Sayaçılar) adlı eserde (Doğan, 2011) İran´ın Batı Azerbaycan bölgesinde, Urmiye´de yaşayan ve 2010 yılında konuşması tespit edilen 63 yaşındaki Mahmut Sadıkpur adlı kişinin okumasından alınan metin Doğan tarafından incelenmiştir. Bu saya Arap harfleri ile (İran´da) yazılmıştı. Bunu kendisi Latin harflerine çevirmiş ve Türkiye Türkçesinde bulunmayan bazı kelimelerin Türkiye Türkçesindeki yeni karşılıkları dip not halinde verilmişti (Doğan, 2011). Bu eser esas alınarak eserdeki Çaykara Şifahi Kültür kelimeleri tespit edilmiştir.

Sayacı sözleri Doğan´ın eserinden alınmış, ayrı satırlara ayrılmış ve aşağıda verilmiştir. Her bir satırın bugünkü Türkçe ile söyleniş şekli yeniden şiir şeklinde düzenlenmiş ve her bir satır karşılıklı gelecek şekilde aşağıda verilmiştir. Böylece bu şarkı 199 satırdan oluşmuştur. Orijinal saya üzerinde, belirlenen Çaykara Şifahi Edebiyatı kelimeleri mavi renkli olarak gösterilmiştir. Orijinal metinden görüldüğü gibi, şarkıdaki (sayadaki) kelimelerin yarısından fazlası Çaykara Halk edebiyatındaki kelimelerle aynıdır. 

KAYNAKLAR

Doğan, Talip; İran Azerbaycan´ında (Urmiye´de) Sayalar ve Sayaçılar; Turkish Studies, Social Sciences, Sayfa: 87-96, .Volume: 6/4; Fall, 2011.

Kayra, Mediha;  (Çevirmen: Cahit Kayra), Hoşça Kal Trabzon Merhaba İstanbul, Tarihçi Kitabevi, İstanbul, 2013.

Kırlı, M. Kamil; Azerbaycanca - Türkçe, Türkçe- Azebaycanca Lüğet (Sözlük), Genişletilmiş 2. Baskı, Bakü, 2006. 

2010´DA İRAN AZERBAYCAN´INDA OKUNAN SAYA:

 /resimler/2019-8/29/1059066730936.jpg

/resimler/2019-8/29/1059296418855.jpg

/resimler/2019-8/29/1059475950463.jpg/resimler/2019-8/29/1100024075839.jpg/resimler/2019-8/29/1100171733037.jpg

/resimler/2019-8/29/1100340482666.jpg

www.caykaragundem.com