Fehmi Aygün Yazdı: RUMLAR-2
Çaykaralı Hemşehrimiz araştırmacı Yazar Fehmi Aygün´ün kaleme aldığı "RUMLAR-2”adlı araştırma yazısını paylaşıyoruz.
Tarih: 14.12.2018 09:43:54/ 2453okunma / 0yorum

Anadolu´da son iki bin yılda Persler,  Makedonyalı İskender, Romalılar, Helenler, Hristiyan ve Müslüman Türkler Anadolu´dan gelmiş-geçmişler ve bazen de Anadolu´yu vatan edinmişlerdir. Son bin yılda ise Anadolu´da Müslüman Türk hâkimiyeti pekişmiş, Anadolu bir Türk Yurdu haline gelmiş ve Türk olmayan diğer halklar ile beraber yaşamışlardır. Son yüzyılda Ermenilere bir devlet kurulunca Ermeniler devletlerine göç etmiş, Kurtuluş savaşı sonrasında da Türkiye´de ki Ortodokslar (Rum olarak isimlendirilen Anadolulular)  mübadele yoluyla Yunanistan´a göç etmişlerdir.

Anadolu´da ki bu devlet veya milletlerin dilleri ve kültürleri birbirinden farklıydı. Urartular, Persler, Hititler, Helenler kendi dillerini kullanıyordu.

Batıda fethettikleri ülkelerde sistemli bir biçimde kendi dillerini yayan Romalılar doğuda bu siyaseti gütmemişlerdir. Yunanca uzun soluklu Roma hâkimiyeti boyunca idarenin ve iktidarın dili olarak kaldı. Roma İmparatorluğu´nun iki resmi dili vardı; Batıda (Batı Roma Devletinde) sadece Latince, doğuda çoğunlukça Yunanca (bazı koşullarda ise Latince)[1].

Hz. İsa Aramice konuşuyordu, ama Hristiyanlığın Anadolu´da yayılması döneminde misyonerler ve Kilise, Yunanca yazılmış İncil´i kullandı. Böylece Yunanca Hristiyanlığın ilkyazı dili olarak Anadolu´da günümüze kadar yaşadı.                                                                                                  

 M.Ö. Yunan Koloniler döneminin etkisi, sonra Makedonyalı İskender döneminin, daha sonra Roma İmparatorluğunun Anadolu´ya gelişinin ve nihayet Doğu Kilisesinin dilinin Yunanca oluşunun etkisiyle Yunanca Anadolu´da uzun zaman hâkim dil oldu. Diğer dillerin yazılı eser vermedeki zayıflıklarından dolayı zamanla önemli ölçüde unutulup gittiler ve Yunan kültürü ve dili Anadolu´da yerleşti.

Bu kültür veya dilin ismi ne olmalı: Yunan, Helen, Grek veya Rum dili ve kültürümü? Ne olmalı?

 Anadolu Ortodoks Hristiyanları tanımlanırken (Türk oldukları için Anadolu´da kalan Ortodoks Hristiyanlar hariç) çeşitli isimler kullanılmıştır. Onlara bazen Rum, bazen Yunan, bazen Elen veya Grek ismi verilmiş olabilir.  Burada bir kavram kargaşası olduğu görülüyor. Rum kim? Yunan kim? Helen veya Yunanlı kim?  Bu karışık iş Ankara doğumlu yazar Herkül Millas tarafından ´Yunan Ulusunun Doğuşu´ isimli kitabında şöyle açıklanıyor: “ Türkiye´de, ama bir yere kadar Yunanistan´da bile, Eski Yunan, Grek, Hellen, Yunan, Rum gibi kavramların tanımını tutarlı ve anlamlı bir biçimde verebilenlere pek sık rastlanmaz”[2].

Bu tabirler Yunanistan Devletinin kuruluşu dönemlerinde “Yunan Ulusunun oluşturulması” dönemlerinden beri sık sık kullanılmaktadır.

 “Yunan” sözcüğü önce Persler ´in ve sonra Araplar´ın ve genel olarak İslâm Dünyasının Antik Yunanlılar´a ve sonra çağdaş Yunanlılara verdikleri isimdi. Yunanlılar “İyonya” sözcüğünden türetilmiş olan “Yunan” sözcüğünü tarih içinde (hiç olmazsa geniş bir halk topluluğunu kapsayacak biçimde) hiç kullanmamışlardır. Eski Yunanlılar kendilerine “Hellen” derlerdi ve ortak bir dil ve ortak tanrılar paylaşan bir topluluk bilinci taşırlardı… Hristiyanlığın yayılması ise Antik Hellen dinlerine, felsefelerine ve Dünya görüşüne karşı olmuştu [3]. Kendilerine Hellen diyen insanların torunları artık kendilerine “Hristiyan” diyordu. Dünyada kendine “Hellen” diyen kalmadığına göre herhalde Dünyada Hellenizm (Yunanlılık) da, hiç olmazsa bilinç düzeyinde kalmamıştı. Ancak Yunanca (Hellen dili), resmi dil ve saygın, ortak bir din olan Hristiyanlığın dili olarak yaşıyordu.

[1] Tore Janson  Dillerin Tarihi s.117

[1] Millas Herkül, Yunan Ulusunun Doğuşu, s.11

Bizans döneminde Hellence konuşan Ortodoks Hristiyanlar kendilerini nitelerken “Roma” sözcüğünden türetilmiş olan “Romios” (Rum) sözcüğünü kullanmışlardı. Kimi yörelerde bir antik Hellen soyun adından türetilmiş ve Batı Dünyasının kullanmış olduğu bir sözcük olan “Grekos”. (Grek) da kullanıldı. Grup kimliğini belirleyen bu isimlerin kullanımı, tezimizde [4] de görüleceği gibi 19. yüzyılın başlarında da hâlâ sürüyordu...Yüzyıllarca sonra kuşku bırakmayacak biçimde “biz Hellen´iz” anlamında bir söz ilk kez herhalde Mora´nın Mistras yöresinden olan filozof ve politikacı Plethon Gemistos (1355-1452) tarafından dile getirilmişti”[5].

H. Millas devamla “Başka bir Yunanlı bu terimler için farklı düşünüyor: Boulgares, ulusun ismi için şöyle demişti: “Atalarımız Hellen ismini de Grek adını da kullanmışlardı. Avrupa Ülkeleri ulusumuzu bu isimle, Grek olarak tanırlar. Biz ‘Hellen´ ismini putperestliği anımsattığından, ‘Rum´ ismini ise Romalı olmadığımızdan kullanmamalıyız.” 18. Yüzyılın sonlarında özellikle Batı ile ilişki içinde olan çevrelerde “Grek” sözcüğünü kullanma eğilimini görüyoruz.”[6]

Trabzon Çaykaralı Ömer Asan Of vadisinde bazı köylerde Rumca bilinmesi ve konuşulmasından hareketle yazdığı ´Pontus Kültürü´ isimli kitabına kitabın yazıldığı dönemde (1996 Da) Atina´da, üniversitede Tarih sosyolojisi profesörü olan Neoklis Sarris önsöz yazmıştı. Sarris önsözünü şöyle tamamlıyor: “İçtenlikle, heyecanla, kalbini doğduğu topraklarda bırakan gönlünü bu mübarek toprakların insanlarına veren bir Türkiyeli Elen olarak selam sana Ömer Asan kardeşim. Selam size Türk arkadaşlarım, dostlarım. Ve benden selam tüm Karadeniz´e Pontos´a!”  Burada da görüldüğü gibi kullanılan Elen kelimesi aynı zamanda Rum anlamına da geliyor olmalı.

Sonuç olarak diyebiliriz ki: Rumlar öz be öz Anadoluludurlar, Anadolu´nun kadim halkıdır, Bir ırkı temsil etmezler, Birkaç bin yıldan beri Anadolu´dan gelip geçen dinlerin, kültürlerin, milletlerin ve devletlerin etkilerini üzerlerinde taşırlar. Romalılar Anadolu´ya geldiklerinde Anadolu´nun çeşitli isimler taşıyan halkı artık Rum olarak-Romios olarak isimlendirilmişti. Önce isimleri değişiyor ve sonra Roma-Helen kültürlerini benimsemeye başlıyorlar. Ne zamana kadar? Türkler gelene kadar….

[1] Tek tanrılı Hristiyanlığın, çok tanrılı Helen dinini kabul etmesi, hoş görmesi  beklenemezdi.

[1] Herkül Millas´dan alıntı yapılan tezi

[1] Millas a.g.e. s. 48,49

[1] Millas a.g.e. s.52

Rumlar Yunan değildir, Rumlar Yunanistan´dan Türkiye´ye gelen bir halk değildir. Milattan önceki yıllardan beri Karadeniz kıyılarında ticaret maksadıyla koloni kuran antik şehir devletlerinin mensupları da Rum tarifinin içerisindedirler. Rumların bir kısmı Kilise tarafından Hristiyanlaştırılmış oldukları gibi Anadolu´ya gelen Müslüman Türklerin etkisiyle de bir kısmı İslamlaşmış ve Türkleşmişlerdir.

Konumuzun esası Rumların milliyeti veya dini inançlarını irdelemek değildir. Asıl mesele pek bilinmeyen bir konuyu bazı yazar ve akademisyenlerin eserlerinden alıntı yaparak harmanlamak ve konuya açıklık getirme gayretidir. Prof. Dr. Faruk Sümer: “ Bir insanın hangi millete mensup olduğunu o insanın almış olduğu kültürü belirler, kanın hiçbir rolü yoktur. Yani bir insana, “ben Türküm”, “ben Arap´ım”, “Ben Fransız´ım” sözünü kanı değil kültürü söyletir.”[7] Diyor. Olaya bu açıdan bakıldığı zaman Türklerden önce Anadolu´da baskın kültür ( Ortodoks dini ve Rumca dili) olan Helen-Grek kültürünün etkisi ile Anadolu´da yaşayan halk (Romalılaşmıştır) Rumlaşmıştır. Bunların hangi ırktan olduğunu tartışmak devletimizin kuruluşundaki Türk Milleti tarifi bakımından olsun modern milletlerin tanımları bakımından olsun doğru bir yaklaşım olmaz.

Zaten bilinen ataları Türk olan ve gerisi bilinemeyen, Türk Kültürüne mensup herhangi bir kişi atalarının dinini, dilini ve kültürünü de esas almayarak kendini başka bir milletin mensubu olarak tanımlayabilir. ´Ben kendimi Türk zannediyordum ama sonra öğrendim ki ben Rum muşum ´ diyenleri basından öğreniyorken,´ ben kendimi Türk gibi hissediyorum´ diyen kan olarak Türk olmayanlara da rastlıyoruz.

İstanbullu bir Rum Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başkanı Dimitri Karayani anlatıyor: "Evvel emirde Yunanlılar denizin, yani Ege´nin karşı kıyısında bir dönem kentler, kasabalar kurmuş, uygarlaşmışlar. Ama Anadolu medeniyetlerinin tarihi çok daha eski. İlk demir burada işlenmiş, ilk para burada bulunmuş. Anadolu uygarlıkları göklerdeki yıldızların sırlarıyla uğraşırken Yunanlılar henüz avcılık, toplayıcılık, çobanlık yapıyordu. Bakın biz hastanemizdeki bir bölümün adını ´Anatolia´ yani güneşin ve uygarlığın doğduğu yer koyduk. Sonra Anadolu´daki uygarlıkların zayıf bir anında Yunanlılar gelip konmuşlar hazır bir medeniyetin üstüne. Dillerini yaymışlar buraya. Atatürk, Büyük Taarruzdan sonra boşuna, “Yunanlardan Truvalıların intikamını aldım” dememişti. Atatürk, bu gerçeği biliyordu. Bu yüzden Anadolu´daki tüm medeniyetlere sahip çıktı. Biz de, tıpkı sizin gibi, özbeöz bu toprakların evladı olan Rumlarız."[8]                       

[1] Yusuf Karslıoğlu Doğu Karadeniz Tarihi s.7

[1] https://bianet.org/bianet/insan-haklari/53401-son-1244-rum  Ersin Kalkan İstanbul Hürriyet Pazar 31 ocak 2005


[1] Tore Janson  Dillerin Tarihi s.117

[2] Millas Herkül, Yunan Ulusunun Doğuşu, s.11

[3] Tek tanrılı Hristiyanlığın, çok tanrılı Helen dinini kabul etmesi, hoş görmesi  beklenemezdi.

[4] Herkül Millas´dan alıntı yapılan tezi

[5] Millas a.g.e. s. 48,49

[6] Millas a.g.e. s.52

[7] Yusuf Karslıoğlu Doğu Karadeniz Tarihi s.7

[8] https://bianet.org/bianet/insan-haklari/53401-son-1244-rum  Ersin Kalkan İstanbul Hürriyet Pazar 31 ocak 2005

www.caykaragundem.com








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Fehmi Aygün Yazdı RUMLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bir Devrin Yaşanmışlıkları ve "Yaşar AGA"
Bir Devrin Yaşanmışlıkları ve "Yaşar AGA"
Hemşehrimiz Trabzon Büyükşehir Belediyesi İç denetçisi Osman Abanoz´un kaleme aldığı ve hüzün veren bir yaşam öyküsü olan, “Bir Devrin Yaşanmışlıkları ve Yaşar AGA” adlı makalesini sizlerle paylaşıyoruz.
İstanbul´da Dernekpazarı Rüzgârı!
İstanbul´da Dernekpazarı Rüzgârı!
Akköse ve Ulucami Mahalleleri İstanbul´da Zenolular Derneği kurdu.
Çaykara´da Ölçülü ve Uyaklı Deyişler
Çaykara´da Ölçülü ve Uyaklı Deyişler
Hemşerimiz Eğitimci-Araştırmacı Yazar Yılmaz Keskin´in kaleme aldığı “ÇAYKARA´DA ÖLÇÜLÜ VE UYAKLI DEYİŞLER ” adlı araştırma yazısını paylaşıyoruz.
Çaykaralı Mustafa Arslan´ın Yaptığı Resimler Hayran Bıraktı
Çaykaralı Mustafa Arslan´ın Yaptığı Resimler Hayran Bıraktı
Çaykaralı Ressam Mustafa Arslan´ın ´Fırçamın Ucundan Doğa Hikâyeleri´ konulu resim sergisi Trabzon´da törenle açıldı.
Çaykara´da Galandar Geleneği
Çaykara´da Galandar Geleneği
Çaykara İlçemizde Galandar Geleneği işle İlgili Güzel Bir Yazımızı Sizlerle Paylaşıyoruz
Tarihin Süzgecinden Uzungöl 1
Tarihin Süzgecinden Uzungöl 1
Bu gün fotoğraflar eşliğinde Uzungöl´de sizleri tarihi bir yolculuğa çıkarmak istedik.Uzungöl´ün unutulmuş değerlerini sizlere anımsatmak istedik
Mustafa Arslan´ın Resim Sergisi
Mustafa Arslan´ın Resim Sergisi
Trabzon´da serbest meslek sahibi, inşaat sektörü çalışanı Çaykaralı Mustafa Arslan´ın sanat tutkusu resme dönüştü. Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Galeri salonunda ilk kişisel sergisi sanat severlerle buluşuyor.
Paçan Camiinde Mushaflar Niçin Toplatılmıştı
Paçan Camiinde Mushaflar Niçin Toplatılmıştı
Hemşehrimiz, Eğitimci-Araştırmacı-Yazar Ahmet Mutluoğlu´nun kaleme aldığı “PAÇAN CAMİİNDE MUSHAFLAR NİÇİN TOPLATILMIŞTI” adlı makaleyi sizlerle paylaşıyoruz.
Demirkapı Mahallesindeki Mezarlığın Hüzünlü öyküsü
Demirkapı Mahallesindeki Mezarlığın Hüzünlü öyküsü
Trabzon Büyükşehir Belediyesi iç denetçisi hemşehrimiz Osman Abanoz´un kaleme aldığı “ Demirkapı Mahallesindeki Mezarlığın Hüzünlü öyküsü” adlı makalesini paylaşıyoruz
Çaykara´da Karamanoğlu Türklerinden Kalıt Kalanlar
Çaykara´da Karamanoğlu Türklerinden Kalıt Kalanlar
Hemşehrimiz Eğitimci-Araştırmacı Yazar Yılmaz Keskin´in kaleme aldığı “ÇAYKARA´DA KARAMANOĞLU TÜRKLERİNDEN KALIT KALANLAR” adlı araştırma yazısını paylaşıyoruz.
Bir Yaprak..!
Bir Yaprak..!
Taka Gazetesi Genel Müdürü ve Gazetemizin yazarlarından Çaykaralı hemşehrimiz Zihni Ağırman´ın kaleme aldığı" BİR YAPRAK "adlı makaleyi sizlerle paylaşıyoruz.
Çaykara ve Ötesinden Portreler Kitabı Çıktı
Çaykara ve Ötesinden Portreler Kitabı Çıktı
Çaykara´nın yetiştirdiği birçok önemli şahsiyetlerin hayat hikâyelerinin konu olduğu “ÇAYKARA VE ÖTESİNDEN PORTRELER” adlı kitap okuyucusuyla buluştu.
Çaykara Adına Yazılan Kitaplar Dünyanın en Saygın Kütüphanesinde
Çaykara Adına Yazılan Kitaplar Dünyanın en Saygın Kütüphanesinde
Çaykaralı hemşehrimiz İbrahim Tuncer öncülüğünde bölgemiz adına yazılan ve piyasaya çıkan kitaplar Dünyanın en Saygın Kütüphanesinde yerini aldı
Çaykarada Kıpçak (Kuman) Türklerinden Kalıt kalanlar
Çaykarada Kıpçak (Kuman) Türklerinden Kalıt kalanlar
Hemşehrimiz Eğitimci-Araştırmacı Yazar Yılmaz Keskin´in kaleme aldığı “ÇAYKARA´DA KIPÇAK(KUMAN) TÜRKLERİNDEN KALIT KALANLAR” adlı araştırma yazısını paylaşıyoruz.
Fehmi Aygün Yazdı: RUMLAR-1
Fehmi Aygün Yazdı: RUMLAR-1
Çaykaralı Hemşehrimiz araştırmacı Yazar Fehmi Aygün´ün kaleme aldığı "RUMLAR-1”adlı araştırma yazısını paylaşıyoruz.
Çaykaralı Prof.Dr. Necmi Kurt´un Büyük Başarısı
Çaykaralı Prof.Dr. Necmi Kurt´un Büyük Başarısı
Trabzon Sivil Toplum Kuruluşları Akademisi (TAKADEMİ) hemşehrimiz Prof.Dr.Necmi Kurt başkanlığında 2019 Ocak ayında resmi olarak kuruluyor.
“Hem de Çaykaralı” Sözü ve Mikro Milliyetçilik
“Hem de Çaykaralı” Sözü ve Mikro Milliyetçilik
Eğitimci Araştırmacı-Yazar Mehmet Mutluoğlu´nun kaleme aldığı “SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN “HEM DE ÇAYKARALI” SÖZÜ VE MİKRO MİLLİYETÇİLİK” başlıklı yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz.
Okuma Yarışmasında Dereceye Girdiler
Okuma Yarışmasında Dereceye Girdiler
Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Kitap Okuma Yarışmasının sonuçları açıklandı. Çaykara´dan 3 öğrenci dereceye girerek ödüllendirildi.
Çaykara´ya İki Gümüş Bir De Bronz Madalya
Çaykara´ya İki Gümüş Bir De Bronz Madalya
Akademik anlamda elde ettiği başarıları Sosyal ,Kültürel ve Sportif alanlarda da taçlandırarak Trabzon İlimizde Eğitimde zirvede yer alan Çaykara İlçemizde bir başarı Destanı daha İlçemiz Zeki Bilge İlkokulu tarafından yazıldı.
Geldi Yine Bir Seçim Troller İndi Sahaya
Geldi Yine Bir Seçim Troller İndi Sahaya
Gazetemiz Köşe Yazarlarından Zeynep Yildirim´ın yazdığı" GELDİ YİNE BİR SEÇİM TROLLER İNDİ SAHAYA "adlı şiirini değerli okurlarımızla paylaşıyoruz.
Gezen Sinema Çaykara´da
Gezen Sinema Çaykara´da
2018 Yılında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın katkıları ile Öğrencilerimiz ile buluşturulan Gezen Sinema Ekibi 20 Kasım 2018 Salı Günü Çaykara İlçemizde Öğrencilerimiz ile buluştu.
İki Anne Bir Oğul
İki Anne Bir Oğul
Hemşerimiz Eğitimci-Araştırmacı Yazar Yılmaz Keskin´in kaleme aldığı “ İKİ ANNE BİR OĞUL” başlıklı yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz
Çaykara Kuşak Horon Ekibi Büyüledi!
Çaykara Kuşak Horon Ekibi Büyüledi!
Trabzon Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen 3´ncü uluslararası müzik ve dans araştırmaları sempozyumunda Çaykara Folklor Rüzgârı esti.
İnani Öğrenciler İle Buluştu
İnani Öğrenciler İle Buluştu
Uzungöl´ün Önemli Turizmcilerinden aynı zamanda Fotoğraf Sanatçısı ve Şair Mehmet İnan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün Organizasyonu ile Şiir Dinletisi ve Sohbet Etkinliğinde öğrenciler ile bir araya geldi.
İnani´den Güzel Bir Şiir
İnani´den Güzel Bir Şiir
Uzungöl´lü Genç Turizmci,İş adamı ve Fotoğraf Sanatçısı aynı zamanda Şair Mehmet İnan bu defa farklı bir şiiri ile karşımıza çıkıyor.
Nerede O Eski Forodigocular!
Nerede O Eski Forodigocular!
Çaykara Halk Eğitim Merkezi Müdürü Numan Tuncer´in 80 Yaşındaki Annesi Ayşe Tuncer ile Çaykara İlçemizde Son 100 Senenin Forodigo Öyküsünü Konuştuk
Trabzon Günleri´nde Bakan Soylu´ya Büyük İlgi
Trabzon Günleri´nde Bakan Soylu´ya Büyük İlgi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 10. Trabzon Günleri etkinliğine katılarak, vatandaşlardan büyük ilgi gördü.
SAYFA EDİTÖRÜ

Bugün
-1 °C
Cuma
-1 °C
Cumartesi
-1 °C
Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi