İlginizi Çekebilir



  • Perşembe 38 ° / 24 ° Güneşli
  • Cuma 38 ° / 23 ° Güneşli
  • Cumartesi 37 ° / 23 ° Güneşli

İstanbul ÇAY-DER’den İhtiyaç Sahiplerine Gıda Yardımı

İstanbul’da faaliyet gösteren Çaykara-Dernekpazarı Cemiyeti tarafından Çaykara ve Dernekpazarı ilçelerinde yardıma muhtaç 250 aileye gıda yardımında bulundu.

Geçtiğimiz günlerde Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof.Dr. Hikmet Öksüz’ün bir süre önce hayatını kaybeden KTÜ Öğretim üyesi Dr.Mustafa Sabri Duman’ın anısına kaleme aldığı ve gazetemizde yayınladığımız ”EFKÂRLI GÜNLERUMDE” adlı yazının içeriğinde: 

1950’leri, 1960’ları; Rahmi’nin yaşadığı yılları değil, bugünü; yaşadıklarımızı, yaşanılanları düşünmeliyiz.

Covid-19 salgını nedeniyle işini, eşini, arkadaşlarını ve sevdiklerini kaybedenleri düşünmeliyiz.

Bahar ayında, önümüzdeki günlerde Ramazan ayında; hatta yaz sıcağında sırtı üşüyen ve üşüyecek olanları düşünmeliyiz.

Çileden geçip bugün refahı yaşayan Çaykaralılar duyun sesimi!

Nerede bir sırtı üşüyen Çaykaralı varsa arayıp bulalım onu.

Ben da bunları söylüyorum. Diye yazmıştı.

Çaykara-Dernekpazarı Cemiyeti Başkanı Av. Ahmet Turan Öksüzoğlu, Prof.Dr.Hikmet Öksüz’ün yazısından çok etkilendiğini, ifade ederek yönetim kurulu toplantısında konuyu gündeme getirdi. Alınan kararla Çaykara ve Dernekpazarı’nda yaşayan yardıma muhtaç ailelere gıda yardımı yapılması kararı alındı. Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan koronavirüs (Kovid-19) sürecinde Ramazan ayının gelmesiyle birlikte harekete geçen dernek yönetimi 50 milyar değerinde 250 koli gıda malzemesi hazırlayarak,  Çaykara’ya 166, Dernekpazarı ilçesine 84 koli olmak üzere 250 koli gıda malzemesi gönderdi.

Dernek Başkanı Av. Ahmet Turan Öksüzoğlu,  İlçelerde ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesi için Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok ile Dernekpazarı ilçesi Belediye Başkanı Dr. Mehmet Aşık ile irtibata geçti. Belediye başkanları Mahallelerdeki Muhtarlardan ihtiyaçlı ailelerin tespit edilmesini talep ettiler.

Yönetim kurulu üyesi Kemal Sarı yardım paketlerinin organizasyonu için Çaykara’ya gelerek gıda paketlerini Belediye Başkanı Hanefi Tok ile birlikte ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere mahalle Muhtarlarına kolileri teslim etti.

Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, yardımların Ramazan ayında yapılmasının çok önemli olduğunu belirterek, “ Çaykara-Dernekpazarı cemiyetinin bu zor süreçte yaptığı gıda yardımı bizim için çok önemli. Yönetim kuruluna ve yardımda bulunan hayırsever hemşerilerimize çok teşekkür ediyorum. Aç ve açıkta kimsenin kalmasını istemiyoruz. Belediye olarak tüm gücümüzle kullanarak vatandaşlarımızın sağlıklı, huzurlu, mutlu bir Ramazan Ayı yaşaması için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ülkemizin, milletimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Ramazan Ayı’nı yürekten tebrik ediyorum, ”ifadesini kullandı..

Cemiyet Başkanı Av. Ahmet Turan Öksüzoğlu, gazetemize yaptığı açıklamada,” Türkiye ve dünyanın geçtiği bu zor süreçte birlik ve beraberliğin çok önemli olduğuna belirterek, "Dernek olarak aldığımız kararla, 50 milyar değerinde 250 koli gıda malzemesi hazırlayarak Çaykara ve Dernekpazarı’nda yaşayan önceden belirlenmiş ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunduk. Varlıklı ve yardımsever vatandaşlarımızın derneğimize yaptıkları yardımları ve katkılarıyla bu çetin geçen aylarda bir nebzede olsun onlara gıda yardımında bulunmanın sevinç ve mutluluğu içerisindeyiz. Bu yardımların yapılmasında yazdığı makale ile bizleri derin duygulara sevk ederek hareketlendiren Prof.Dr. Hikmet Öksüz’e Teşekkürlerimi iletiyorum, ”dedi.

Prof. Dr. Hikmet ÖKSÜZ’ün 18 Nisan 2020 tarihinde yazdığı ve gazetemizde yayınlanan makalesi aşağıdadır.

“EFKÂRLI GÜNLERUMDE”

Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Sabri Duman’ın aziz hatırasına…

Ah hayat!

Bir damladan ibaretsin. Hükmün bir nefesle sınırlı. Elektron mikroskobuyla görülebilen bir zerrecik teslim aldı seni. Hep böyleydin, ama başımıza bir şeyler gelmeyince biz senin kıymetini fark edemiyoruz.

Atalarımız “bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş” diyerek aslında ne olduğunu bize anlatmışlardı çoktan…

Geride bırakmış olduğumuz asırlarda insanlık defalarca ateşle imtihan oldu. Savaşlar gördü, katliamlar yaşadı. Göç etti, göç ettirdi. Salgın hastalıkların enva-i çeşidini gördü. Hayatta kalabilenler, daha doğrusu ayakta durabilenler ileriye bakmaya devam ettiler.

Yine böyle olacak. Yarın yine ileriye, belki de hiç olmadığı kadar geniş ufuklara bakacağız!

Ne dersiniz?

Var mısınız?

Umudu yaşatmak, ya da umutla yaşamak insanın en büyük sermayesidir. Bu sermayeyi edinirken ve kullanırken dikkat etmemiz gereken en önemli husus insani değerlerden uzaklaşmamaktır. Burada ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un sözü kulağımıza küpe olmalıdır: “ İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır”.

Gelin, şimdi buradan Çaykara’nın güzel insanlarından Zeno’lu (Ulucami) Kâzım amcayı hatırlayalım. Bugün yaşı 40’ın üstünde olanların çok iyi tanıdığı Bayraktaroğlu Kâzım yırtık gömleğinin içinde taşıdığı taş ve odun parçalarıyla yalın ayaklı, ama başı sarıklı bir şekilde her gün köyünden Çaykara’ya inerdi. Günde birkaç defa bunu tekrarlar; ama elinden sigarasını da düşürmezdi. Sigarasını tüttürürken acaba neleri düşünürdü? Çaykara’nın içerisinde volta atarken; insanların etraflı düşünmeden, anlık duygularla, biraz da alaycı üslûpta ona sordukları Kâzım amca ne yapıyorsun?, nasılsın?, nereye gidiyorsun? Sorularına klişe cümlesiyle “Ben da onlari deyurum” cevabını verirken acaba neyi kastediyordu, ya da bizi nereye taşımak istiyordu?

Bilemeyiz. Hiçbir zaman da bilemeyeceğiz…

Ya, Rahmi'nin küfür diliyle “…Çaykara! güneşun bile isitmeyi” sözünden neyi ya da neleri anlamalıydık, hatta anlamalıyız…

Sadece, coğrafi konumu gereği; iki dere arasındaki soğuk hava akımına maruz kalan, kış aylarında günlerin kısa olması sebebiyle çok kısa süre güneş ışığı alan “iki dağın arasındaki” Çaykara’da evsiz ve kimsesiz yaşayan bir insanın tepkisini mi? 

Yoksa insanların kayıtsızlığını mı?

Bana göre ikisini birden…

Birincisini İbn Haldun’un felsefesiyle açıklayabiliriz: “Coğrafya kaderdir…”

Ya ikincisi?

Tam burada durmak, düşünmek ve tefekkür etmek lazım diyorum.

1950’leri, 1960’ları; Rahmi’nin yaşadığı yılları değil, bugünü; yaşadıklarımızı, yaşanılanları düşünmeliyiz.

Covid-19 salgını nedeniyle işini, eşini, arkadaşlarını ve sevdiklerini kaybedenleri düşünmeliyiz.

Bahar ayında, önümüzdeki günlerde Ramazan ayında; hatta yaz sıcağında sırtı üşüyen ve üşüyecek olanları düşünmeliyiz.

Çileden geçip bugün refahı yaşayan Çaykaralılar duyun sesimi!

Nerede bir sırtı üşüyen Çaykaralı varsa arayıp bulalım onu.

Ben da bunları söylüyorum…

18 Nisan 2020, Trabzon.                                                      

Prof. Dr. Hikmet ÖKSÜZ