ÖMÜR SERMAYEMİZİN KIYMETİNİ BİLİYORMUYUZ?
Tarih: 1.5.2013 12:50:35
Alaettin KÖKSAL

Süresini bilemediğimiz, sınırlı ömür sermayemizi nerede nasıl kullandığımızın hesabını yaptık mı? Ecel denilen hakikat, kapımızı çaldığı zaman, sende kimsin niye geldin, diyebilecek miyiz?

Yüce Allah, (cc) yarattığı her bir insan için, sürelerini farklı kıldığı ömür sermayesi ile dünyaya göndermiştir. Bu sermayenin ne zaman, nerede, nasıl biteceğini de kuluna bildirmemiştir. Buluğ cağına ermiş olan her insan, ömür sermayesinden ne kadarını tükettiğini bildiği halde geriye ne kadar kaldığını bilemez.

İnsanoğlu ömür sermayesinin her anını Yüce Allah?ın emrettiği şekilde kullanarak, ebedi hayatını kazanmalıdır. Yüce Allah?ın yasakladıklarıyla ömür sermayesini tüketenler, ebedi hayatlarını kendi elleriyle karartmış olacaklardır. Sınırlı bir sermaye ile ebedi bir kazanç sağlamak isteyenler, Allah?ın emrettiklerini yerine getirmeyi, yasaklarından sakınmayı kendilerine şiar edinmelidirler. 
Ebedi hayatımızın cennetle sonuçlanması ve Yüce Allah?ın cemaliyle şereflenmemizin ilk şartı kayıtsız şartsız bir imana sahip olmalıyız. Bu iman kuru bir sözle olmamalıdır. Bütün hücrelerinle kayıtsız şartsız yanı pazarlıksız bir şekilde iman etmeliyiz. Yaratılmış olan tüm varlıklardan ve beşeri güçlerden korkmamalıyız. Yüce Allah?ın emrettiği şekilde elimizden gelen ve meşru olan her türlü tedbiri alarak Yüce Yaratana teslim olmalıyız.

Sınırlı ve bilinmeyenli ömür sermayemizi kullanırken, hangi işleri yapıp, yapmayacağımızı takdir edersiniz ki bir makalenin içinde anlatmak veya sıralayarak yazmak mümkün değildir. Yapılacak iş Kur?an ve sünnete sarılıp, nefsimizi hesaba çekmek suretiyle, geçmişte yaptığımız günahlarımızı tövbe ile hasenata çevirmeyi, geleceğimizi de muhlis bir kul olarak yaşamaya karar vermeliyiz.
Bugünden itibaren kalan ömür sermayemiz için, yeni bir sayfa açmalıyız. Bu sayfa İmanla aydınlatılmalı ibadetlerle kuvvetlendirilmelidir. Bu sayfada yalan, dolan, gıybet, iftira, dedikodu, hırs, kin, intikam, taassup, gibi ve benzeri çirkin söz ve amellerle kirletilmemelidir.

Müslümanlar olarak hangi işi yaparsak yapalım asla doğruluktan ayrılmamalıyız. Ticaretimize, siyasetimize, ibadetimize yalan ve riya bulaştırmamalıyız. Sevdiğimiz insanların hatalarını görmeyip, sevmediğimiz insanların hatalarını alabildiğine iğneleyerek ve tahrik ederek hakaret etmekten sakınmalıyız. Yalan söyleyen kim olursa olsun onun yalanını asla onaylamamalıyız. Doğru kimden gelirse gelsin o doğruyu söyleyeni asla görmemezlikte gelmemeliyiz. 

Şu hususun altını kalın çizgilerle çizerek bazı meselelere temas etmek istiyorum. Müslümanlar olarak, ben Müslümanım diyen herkesi inancımız gereği sevmeye mecburuz. İsteyen Kur?an sünnete baksın, bakamıyorsa bir bilene sorsun ve öğrensin. Ülkemiz nüfusunun %99,99 Müslüman olduğuna göre herkes Müslümanlığın ne olduğunu Müslümanım diyen bir insanın ne gibi yükümlükler altına girdiğini bilmeli ve ona göre konuşmalıdır. 

Her yaratılmışın bir ecel vakti olduğuna göre, ülkemizde ki sivil ve resmi kurum ve kuruluşların ve yöneticilerinin de bir ölüm vakti vardır. Yarın eyvah dememek için, özelikle siyasilerin ve etkili kişilerin konuşma üslupları, muhalefetleri, rekabetleri Müslüman ahlakına uygun olmalıdır. Ülke ve millet yararına yapılan doğruları söylemekten çekinmemeliyiz. Daha iyisini yapmak için kalıcı ve tutarlı projeler üretmeliyiz. Bedel ödeyenleri rahmetle anmaktan korkmamalıyız veyahut utanmamalıyız. Bilelim ki, ömür sermayelerini Allah rızasına uygun kullananlar iki cihanda mutlu olacaklarıdır.

Kimin ne yaptığını ne konuştuğunu ne yazdığını, kimin kimlerle ne görüştüğünü, geçmişte ve bugün ne gibi siyası kararlar alındığını bilmeyenimiz yoktur. Meclisten jet hızıyla nasıl yasalar çıkarıldığını, ekonomimizin nasıl batırıldığını, idam sucunun kaldırılmasına nasıl karar verildiğini, 28 Şubat sürecinde kimlerin esas duruşa geçtiğini, daha birçok meselenin tamamını değilse de birçoğunu milletimiz bilmektedir. Bugün esip gürleyenlerin, dün süt dökmüş kedi gibi nasıl sindiklerini unutmadık.

Dün etnik kimliğini öyle veya böyle söyleyemeyenler, bugün gelinen noktayı istismar ederek bir kabadayı tavrıyla ?Ben Türk değilim Kürdüm? şımarıklığını yapmamalıdırlar. Türk, Kürt veya başka bir etnik kökenden olmak hiçbir insanın elinde değildir. Hiç kimse ırkını, dilini inkâr etmez. İnanan insan bilir ki ? Renkler ve diller Allah?ın ayetlerindendir. Üstünlüğün takvada olduğuna inanır. Hiç kimse bedel ödedim ve hakkımı aldım dememelidir. İnkâr ve zulümle hiçbir hak engellenemediği gibi zulümle de elde edilemez. Her şeyin yaratıcı Yüce Allah?tır, hayır ve şerrin doğum vaktine kadar insanlar imtihan edilir. Kul hayır ve şer tedbirlere başvurarak imtihanı kazanır/kaybeder. 

Sonuç olarak ömür sermayemizi yalanla, haramla insana yakışmayan çirkinliklerle, heba etmeyelim. Sermaye bitince, eyvah demenin, pişmanlık duymanın faydası olmayacaktır. İnanan inanmayan sonunda Yüce Allah?ın huzuruna çıkacaktır. Zaman geçmeden isteyen ömür sermayesini iyi yolda kulansın benden söylemesi. Arif olan anlar. 27-Nisan-2013


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi