EY ÜMMET-İ MUHAMMED!
Tarih: 24.6.2014 22:03:27
Alaettin KÖKSAL
Ey ümmet-i Muhammed! İslam dininin, İslam coğrafyasının ve müslümanların amansız düşmanı olan hain şer güçlerin, İslam dünyasının üzerine oynadıkları her türlü sinsi ve açık oyunlarına alet olmaya, rol almaya mecbur musunuz?

Ey ümmet-i Muhammed, sizlere soruyorum. Sizler şer güçlerin yazdıkları hain senaryolarına figüran olmaktan ne zaman kurtulacaksınız? Siz kimsiniz? Kendinizi tanıyor musunuz? İnsan olarak nasıl bir varlık olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Mahlûkatın en güzeli olarak yaratılıp, Yüce Allah?ın ruhuyla şereflendiğinizi düşünebiliyor musunuz?

Yarın ne kazanacağınızı, kıyametin ne zaman kopacağını, nerede nasıl ne şekilde, hangi vakitte öleceğinizi biliyor musunuz? Yüce Allah?ın yarattığı her bir varlığı insanın hizmetine verdiğini bilerek, kulluk görevinizi yerine getirebiliyor musunuz?

Ne için yaratıldığınızı, kime kulluk yapacağınızı unuturcasına, şer güçlere boyun eğmekten, geçici dünyeviliklerin mahkûmu olmaktan utanmıyor musunuz? Yeryüzünde dağılmış birbirinden irtibatları kesilerek, kahpece ve vahşi işkencelerle öldürülen Müslümanların halinden haberiniz var mıdır?

Budistlerin zulmü altında inleyen, insanlık dışı işkencelere maruz kalan Arakan, Doğu Türkistan, Filipin Müslümanları sizleri ilgilendirmiyor mu? Batı dünyasının desteğiyle, kuduz köpekler gibi vahşileşerek, İslam dünyasının gözleri önünde Afrikalı Müslümanların, canlı canlı kollarını ve bacaklarını keserek yiyen, sırtlan bozuntusu yamyamların ve onları destekleyen beni İsrail alçaklarının Filistin halkına yaptıkları iğrenç saldırılar yüreğinizi acıtmıyor mu?

Birleşik şer güçlerin, Müslümanların mallarına, canlarına, namuslarına, ahlaksızca, kalleşçe ve kahpece saldırırlarken sizler neyin hesabını yapıyorsunuz? Birbirinizi öldürmekten, kanınızı dökmekten, namuslarınızı kirletmekten utanmıyor musunuz? Bugün sana dokunmayan yılan, yarın sana dokunmayacağını mı düşünüyorsunuz? Unutmayın ki, yılan fırsatını buldu mu en acımasız bir şekilde, müslümanım diyen herkesi sokacaktır ve sokmaktadır.

Ey ümmet-i Muhammed! Bu nasıl bir uyuşukluk, bu nasıl bir narkoz ki, bu kadar vahşi işkence ve darbelere rağmen hala uyanamıyorsunuz? Bu nasıl bir kin ve ihtirastır ki, mezhep, meşrep, cemaat, tarikat, ırk, dil, renk farklılıklarınızdan dolayı, birbirinize düşman olabiliyorsunuz? Bu nasıl bir şuursuzluktur ki, düşünmeden ve acımadan birbirinizi öldürebiliyorsunuz?

Ey ümmet-i Muhammed! Şer güçler, İslam?a, Kur?an-a, Müslümanlara, Peygamberimiz Hz. Muhammed?e (sav), özetle İslam ümmetine düşman olduklarından, Alevi Sünni, Türk, Kürt, tarikat, cemaat, solcu, sağcı, milliyetçi, muhafazakâr, liberal, milli görüşçü ayırımı yapmadan, önüne geleni tırpan biçer gibi, biçmekten asla geri durmayacaklarını bilmeyecek kadar basiretsiz olabilir misiniz?

Ey ümmet-i Muhammed! Müslümanların ittifak gücün kırmak, ümmet bilincini zayıflatmak için, tarih boyunca mezhep, meşrep, ırk, dil ve bölge farklılıklarını alabildiğine tahrik etmeye çalışan şer güçleri tanıyamayacak kadar şuursuz olamazsınız. Müslümanları, birbirleriyle çatıştırarak ve bölmek suretiyle, İslam kardeşliğini sağlayan manevi bağlarımızı koparıp, yumuşak lokma haline getirip yutmaya çalıştıklarını göremeyecek kadar kör, duyamayacak kadar sağır, konuşamayacak kadar dilsiz, hissetmeyecek kadar vicdansız iz?ansız ve insafsız olabilir misiniz?

Ey Ümmet-i Muhammed! Tarihin derinliklere gitmeden, yakın tarihimizde yaşadıklarımızı sizlere hatırlatmak suretiyle sizleri düşünmeye davet ediyorum. Büyük bir nüfusa ve güçlü askeri teknolojiyi sahip olan, zahiren yenilmez gözüken Sovyetler birliğini askeri gücü zayıf olan Afgan milletine karşı mağlup olduğuna şahit olmadınız mı? Bu galibiyet, Yüce Allah?ın izniyle, maneviyatın materyalizme olan galebesi olduğunu idrak edemediniz mi?

Aynı şekilde, Kıbrıs barış harekâtının, Sırp zalimlerine karşı mücadele eden Bosna?nın, Cezayir?de seçimle iktidara gelen, Sayın Abbas Medeni ?nin, Mısır?da Müslüman kardeşler teşkilatının, ülkemizde ve diğer İslam ülkelerinde meydana gelen kısmı iyileştirme ve başarıların, anahtarı iman birliği, ümmet bilinciyle olduğunu niçin anlamak istemiyorsunuz?

Ey ümmet-i Muhammed! Merhum Erbakan Hoca ? İman varsa imkân vardır.? Sözünü materyalist güçlerin çok iyi anladıkları halde, İslam ümmetinin anlamaması acı verici değil midir? Tarih boyunca İslam ümmetini teknolojik güçle yenemeyeceklerini çok iyi bilen şer güçler İslam dünyasının üzerine üç koldan saldırarak başarılı olmaya çalışırlarken, Müslümanlar bu zalimlerin planlarına karşı sessiz ve kurbanlık koyunlar gibi sıralarını beklemeleri İslam ümmetine yakışıyor mu?

Ne acıdır ki, ölüm kuyruğuna girmiş koçların birbirlerini şuursuzca ve öldüresiye vurmaları gibi, İslam ümmeti de birbirlerini şuursuzca ve acımasızca öldürmeleri şer güçlerin işini kolaylaştırdığını anlayamayacak kadar kör bir taassubun kurbanı olduğumuzu düşünebiliyor musunuz?

Ey Ümmeti-i Muhammed! Arap baharı ile başlayan, Suriye ve Irak?taki iç harbin diğer İslam ülkelerinde meydana gelen olaylar, hangi iklimin habercisi olduğu konusunda bağımsız bir akıl ile tefekkür yapabiliyor musunuz? Mısırda İhvan-ı Müslim?ine karşı General Sisi?ye darbe yaptıranlar kimlerdir. Libya?da ne yapılmak isteniyor hiç düşündünüz mü? İslam ümmetinin büyük bir parçası olan ülkemizde neden askeri darbeler yapılmış, muhtıralarla, siyasi idam kararlarıyla, parti kapatmalarla millettin özgür iradesi bastırılmıştır.

Merhum Erbakan Hoca odalar birliği başkanlığından hukuksuz bir şekilde neden alınmış, siyasi alanda niçin engellenmiştir. Ak partisine ve özelikle sayan Başbakan?a karşı yapılan 17 ve25 Aralık 2013 operasyonlarının nedeni ve daha birçok benzer olayların sebep ve sonuçlarını düşünmeye vakit ayırabiliyor musunuz? Yoksa vur patlasın cal oyansın ruhsuz bir anlayışla gününüzü gün etmeye mi çalışıyorsunuz?

Ey ümmet-i Muhammed! İyilerimizi tenzih ederek soruyorum. İslam ümmetinin yararına şer güçlerin zararına bu güne kadar ne yaptınız, hangi projeleri konuştunuz? Merhum Erbakan Hocanın İslam dünyasının kurutuluşu için ortaya koyduğu İslam Birleşmiş Miletler Teşkilatı, İslam ortak pazarı, İslam ortak para birimi, İslam kültür iş birliği, İslam savunmak paktı ve D?8 projelerine, İslam ümmeti olarak sahip çıkabildiniz mi?

Ayrıca, ülkemizin yararına, önce ahlak ve maneviyat, suratlı yaygın kalkınma, mili ve yerli sanayi, yaşanabilir bir Türkiye, Yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünya projeleriyle, milleti uyandırmaya çalışan Erbakan hocanın, bu milli projelerine ülkemizin siyasetçileri sahip çıkabildiler mi?

Kul hakkına girmek istemem, Sayın Başbakan paralel yapıya ve muhalefetin hakaretlerine cevap vermekten fırsat buldukça, ülkenin yararına yaptıkları ve yapacakları projelerini anlatmaya, İslam dünyasında yapılan ihanetleri, batılıların haksız tarafgirliklerini söylemeye gayret etmiştir.

Ey Ümmet-i Muhammed! Partiler, makamlar, mevkiler, şan şöhretler, zenginlikler, hulasa dünyeviliklerin hepsi fani, ahiret bakidir inanan inanmayan her bir insan, hayatları boyunca yaptıklarının, karşılığını er veya geç, hem dünyada hem de ahirette alacaktır. Herkes hesabını mizan gününe göre yapmalıdır. İslam dünyasında yapılan zulümlere iğrenç tecavüzlere karşı sesiz duranlar, ahirette hesap veremezler.

Ey ümmet-i Muhammed! Tarih boyunca Müslümanları yok etmek için, her yolu deneyen şer güçler, Müslümanları bazı uydurma fikir ve düşünce ve yönetim sistemleriyle tefrikaya düşürdüyseler de, kalplerindeki imanlarını temelinden söküp alamamışlardır ve alamayacaklardır.

İyilerimizi tenzih ederek söylersek, Müslümanlar düştükleri bu tefrika tuzağından neden kurutulamadıklarının sebebi üç cümle ile izah edebiliriz. Müslümanlar tevhit inançlarını ılımlaştırdılar. Ümmet olma bilincinden uzaklaştılar. Materyalizm yaşantıya özendiler, bu özentiyi önemseyerek, amellerinin bir parçası haline getirdiler ve özgüvenlerini kaybettiler.

Üzülerek ifade edelim ki, İslam ümmeti dillerinden Allah lafzını düşürmedikleri halde, bedenleri ve kalpleriyle materyalist oldular. Kalpteki iman zayıflayınca, güçten, kuvvetten, çoğunluktan, imtiyazdan çıkarcı menfaatperestlerden korktukları kadar, Haşa yegâne güç kuvvet sahibi olan Yüce Allah?tan korkmayı unuttular.

Mazeret olarak, güçlü bir ekonomiye gelişmiş yerli bir teknolojiye sahip olmadıklarını ileri sürerlerken, Kur?an?ın haber verdiği Talut ve Calut arasında geçen harbi ve diğer harplerin nasıl kazanıldığını unuttular.

?? Nice az topluluk, Allah?ın izniyle çok kalabalık bir topluluğa galip gelmişlerdir. Allah sabırlılarla beraberdir.? (Bakara suresi 249) bu ayeti kerimeyi iyice anlaya bilmek için bakara suresinin 250,251. Ali İmran suresinin 123.124.125.126, Enfal suresinin 17.18.19.46.47.48. Ayetlerini tefsirlerden veya ehli olan kişilerden öğrenmeye çalışırsanız maneviyatın maddiyattan ne kadar güçlü olduğunu kolayca kavrayabilirsiniz.

Bilelim ve inanalım ki, Yüce Allah?ın takdirini ne çalışanlar nede tembeller değiştiremezler. Takdir edilen her şeyin bir doğum ve ölüm vakti vardır. Bu vakti bir salise ileriye ve geriye almaya hiçbir beşer güç yettiremez, engel olamaz. Kulun görevi yatmak değil meşru bir şekilde çalışarak Yüce Allah?a tevekkül ederek neticeye razı olmaktır. Bu hususta Ali İmran 145. Araf suresi 34. Ve Ali İmran suresi 159 ve 160. Ayetlerini okumanızı tavsiye ederim.

İslam dünyası elindeki mevcut olan tüm maddi güçlerini birleştirir tek bir ümmet olarak iman dairesi içinde tedbirlerini alarak Yüce Allah?a tevekkül ederlerse, Yüce Allah Böyle bir ümmete yardım edeceğini vaat etmektedir. Bu şekilde tedbir almayan İslam ümmetinin, kıyamet günü ileri sürecekleri hiçbir mazeretleri geçerli olmayacaktır. Bugün İslam dünyası; ekonomi, askeri ve teknolojik gücünü imanlarıyla birleştirdiklerinde, dünyayı ifsat eden, zalimlik yapan materyalist, Evangelist, ırkçı Siyonist güçlere, Yüce Allah?ın izniyle diz çöktürme kudretine sahip olurlar.

23-Hazıran2014

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi