RAHMET AYINDAN İSTİFADE EDEMEYEN MÜSLÜMANLAR.
Tarih: 10.7.2014 03:50:43
Alaettin KÖKSAL
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu kurtuluşa vesile olan ramazan ayını, üzülerek ifade edelim ki, son yüzyıldır yüzümüzü şuursuzca ve taklitçilikle batıya çevirdiğimizden, rahmet ayını zahmet ayına çevirdik.

Kimimiz göğsümüzü gere, gere Müslüman olduğumuzu söylerken, Müslümanca yaşamının ne olduğunu bilmeden, şuursuzca ömür sermayemizi tükettik ve tüketmekteyiz. Kimimiz Müslüman bir aileden geldiğimiz halde, adeta Müslümanım demekten utanırcasına, kendimizi, İslam dışı değişik fikir ve ideolojilerle, ifade etmeye çalıştık ve çalışmaktayız.

Kimimiz Müslümanca yaşamaya çalıştığı halde, haram yemekten haram içmekten haram giymekten kendini kurtaramamıştır. Helal gıdalarımıza, abdest suyumuza faiz, Kumar, içki zina paraları karışmıştır. Bu durumu şuurla görüp, toplumu uyarmaya çalışanları tenzih ederek söylemek gerekirse, meseleyi bilen pek çok ilim erbabı, Müslümanca yaşamanın kurallarını, tebliğ etme, müslümanları uyarma, ikaz etme gibi görevlerini tam olarak yerine getiremediler, getiremedik.

Sözümüzü dolandırmadan, ana fikir olarak şunu söylemeye mecburuz. İslam dinini kabul edenler ve müslümanım diyenler müslümanca yaşamaya ve Müslümanca konuşmaya mecburdurlar. Bu mecburiyetleri hakkıyla yerine getirmeyenler rahmet ayı olan ramazan-i şerif ayını ve diğer ayları da zulmette çevirmiş olurlar. Müslüman?ım diyenler, Yüce Allah?ın haram kıldığı tüm fiillerden sakınmaya, sakındırmaya azamı özen göstermelidir. Helal kıldıklarını şuurla yapmanın ve yaptırmanın gayreti içinde olmalıdırlar.

Şer güçlerin vahşi ateşiyle kavrulan İslam dünyasının yaşadıkları, yeni bir doğumu haber veren, öncü sancılarıdır. Bugün geldiğimiz noktaya bakarsak, tüm vahşetlere rağmen, İslam dini yeniden konuşulmaya, yeniden milletin kalbinde yeşermeye, dilinde yer almaya, beyninde tefekkür edilmeye, bedenin de eylem olmaya başlandığına şahit olmaktayız.

Yüzyılı aşkın bir zamandır İslam dünyasının yaşadıklarından gerekli dersleri çıkaramayan Müslümanlar şer güçlerin zulümlerine rıza göstermiş olurlar. Müslüman?ım diyen namaz kılmaya, hasta ve mazereti olmadığı surece, oruç tutmaya, rızkını temin etmek için çalışmaya, parası varsa, zekât vermeye, kurban kesmeye, hacca gitmeye, dinini, namusunu. Vatanını, mukaddes değerlerini korumaya mecburdur.

Hem Müslüman?ım hem de istediğimi yaparım, içki içerim, domuz eti yerim, kumar oynarım, zina yaparım hırsızlık, ederim, rüşvet alırım, namaz kılmam, oruç tutmam gibi ve benzeri işleri yapmak özgürlük değildir. Böyle bir dayatma içinde bulunanlar, İslam?dan ve özgürlükten nasibini alamamış köle ruhlu yaratıklardır.

Hiç bir Müslüman toplumun ahlakını bozan haram işleri aleni olarak yapamaz, karşı tarafın özgürlük sınırlarını zorlayamayacağı gibi gizli olarak yapılan kusurlarını araştırmaz. Kişilerin özellerine giremez. Anadan üryan bir şekilde sokaklarda dolaşamaz, televizyon ekranlarında ahlak bozucu sahnelerde yer alamaz, gazetelerde çıplak poz vermek suretiyle İslam?ın emir ve yasaklarına meydan okuyamaz. Toplumun ahlakını bozmaya, tahrik etmeye yönelik söz ve filleri yapmak, insani özgürlük değildir. Böyle bir özgürlüğe hayvanı özgürlük demek, hayvanlara da hakaret olur. .

Geçmişte gayrimüslimlerin, oruçlu insanlara saygı duymalarının sebebi, hiç bir Müslüman, ramazan ayında mazeretli olsalar dahi alenen yemezler ve içmezlerdi. Bu ulvi ahlak karşısında gayrı Müslimlerde, ister istemez, oruçlu insanlara saygılı olurlardı.

Bugün geldiğimiz şu noktaya bakın; bırakın gayrı Müslimlerin saygı duymasını, Müslümanım diyen kişi oruçlu bir Müslüman?a saygı duymuyor. Hem oruç tutmuyor, hem de edepsizce sigarasını oruçluya doğru üflüyor. Bu edepsizlik yetmezmiş gibi, birde günün ortasında alenen içki içip sarhoş olduktan sonra soysuzca ramazan orucuna ve oruçlu insanlara hakaret ediyor. Bu gibi sözlü ve fiili hakaretleri de, özgürlük hakkı olarak kullandığını söylüyor. Bende bir Müslüman olarak bu hakaretleri enayi sabrı ile yutacağım öyle mi?

Efendim, ?Dinde zorlama yoktur? ister oruç tutarım ister zina yaparım ister namaz kılarım vesaire işleri özgürce yaparım sen veya bir başkası bana karışamaz. Benim ibadetlerim Allah ile benim aramada sana ne oluyor gibi ifadeler, köylü pazarında savrulmuş çürük domatesler gibi piyasada dolaştırılmaktadır.

?Dinde zorlama yoktur? meselesini anlamak için şu misalimiz yeterli olacaktır. Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak, mevcut anayasaya ve kanunlara uymaya mecburuz. Ben yasalara kanunlara uymam istediğimi yaparım dersek cezalandırılırız. Ayni şekilde özgür irademizle Müslümanlığı kabul ettikten sonra, İslam dininin kurallarına uymaya mecburuz. İstediğimiz gibi hareket etmeye, toplumun ahlakını bozucu işleri yapma gibi bir hakkımız yoktur.

Her hangi bir Müslüman, devlet veya kurum, bir gayrimüslim kişiyi, devleti veya toplumu İslam dinine girmesi için zorlayamaz. Sadece tebliğ ve davet etme yükümlülüğüne yerine getirme gibi bir hakkı vardır. Bunun ötesinde zorlayıcı bir görevi yoktur.

İslam toplumu içinde yaşayan bir gayrimüslim de, Müslüman mahallesinde haram işleri alenen yapamaz, üretemez ve satamaz. Halkın %99?u Müslüman olan ülkemizde İslam?ın emir ve yasaklarına aykırı her ne kadar haram iş varsa alenen işlendiği halde, bu ahlak bozucu cinayetlere karşı seslerini kâmil manada çıkarmayan İslam âlimleri ve Müslümanlar, yarın ruhi mahşerde nasıl hesap vereceklerini hiç düşünüyorlar mı?

Kendilerini muhafazakâr, liberal, demokrat, laik, milliyetçi, Kemalist, solcu, sağcı, milli görüşçü gibi sıfatlarla tanıtan Müslümanlar İslam?la, İslam dünyasıyla ne kadar dertli olduklarını tefekkür ederek kendilerini hesaba çekebiliyorlar mı? İstisna olsa kendilerini bu sıfatların dışında tutan, mütedeyyin ilahiyatçı, şeyh, mürit, derviş, mola, hoca, âlim, bilgin, zahid vesaire Müslümanlara da sormak istiyorum. İslam dünyasını saran fitne ve fesat ateşini söndürmek için ne söylüyorsunuz ne yapıyorsunuz?

Dini bilgisi eksik olan bazı şarlatanları para karşılığında televizyon ekranlarına çıkartarak İslam dinini sulandırmaya çalışanlara karşı ne gibi tedbir alıyorsunuz? Söz konusu ettiğim bu parakolik şarlatanların dine ve Müslümanlara vurdukları darbeyi göremiyor musunuz? Bu şarlatanlara gerektiği gibi cevap vermeyenlerin, dünyada mazeret olarak kullandıkları, fakat ancak gibi kelimelerin, adlı ilahide ki hesaplarını kolaylaştıramayacaktır.

Şer güçlerin planlayarak Müslüman kanıyla pişirip servis yaptıkları zehirli aşa kepçeyle girmek Müslümanlara yakışıyor mu? Ey Müslüman kardeşim! Hangi kazana kaşık saldığını bilemeyecek kadar kör ve sağır mısın? Mezhep, meşrep, ırk, bölge savaşları ile kimin değirmenine su taşıdığınızı anlayamayacak kadar ferasetsiz misiniz? İslam dünyasında ki iç savaşlar, Kimlerin işine yaradığını düşünemiyor musun? Bu nasıl şuursuzluk tur Allah?ım

Ey merhametliler merhametlisi Allah?ım, beni bana bırakma, nefsime mağlup etme. Aklıma mukayyet ol. Kalbimi din-i İslam üzere sabit kıl beni Müslüman olarak öldür, rızandan ayırma. İslam ümmetine hidayet ver şuur ihsan et, şer güçlere boyun eğdirme, zalimlere ezdirme, şeytanın ve şeytanların fitnesinden ümmeti-i Muhammed-i koru Yüce Allah?ım. Âmin.

Bu ne acınası hal, bu ne vahim bir durum. Oruçlu insanlar, birbirini acımasızca nasıl bir kin ve nefretle öldürebiliyor. Ey Müslümanlar! Sizler aç bırakılmış aslanlar gibi birbirinizi acımasızca öldürürken, tribünlerde oturan şer güçler sizlerin bu vahşetini kahkahalarla seyretmelerine vesile olduğunuzdan utanmıyor musunuz?

Ey İslam ümmeti! Biliniz ki ve bilelim ki, ülkelerimize yapılan saldırıların ve içteki kardeş kavgalarının sebebi, ne petrol kavgası nede mezhep ve ırk farklılığıdır. Kavganın ana sebebi, Şer güçlerin toptan İslam?a ve Müslümanlara açtıkları din savaşıdır. Bu nun aksini inkâr edenler, şer güçlere isyan etmeyen, efendi kabul eden, tarihin ve günümüzün köle ruhlu korkak robotlarıdır.

3. Dünya savaşının çıkmasını bekleyen ahmaklar, bu savaşın 1914 de başlayan birinci dünya savaşı ile Osmanlının yıkılışı ve ümmetin parçalanmasıyla fiilen başlamıştır. 1939 çıkarılan ikinci dünya savaşının sonucunda, 1945 yılında İslam coğrafyasının göbeğinde fünyesi çekilmiş, etrafına fitne yayan dünyayı fesatta veren bir ateş topu gibi, gayrı meşru bir şekilde yerleştirilen İsrail devletiyle ivme kazanmıştır. Terör olayları ve Arap baharıyla zirve yapmıştır.

Zulmün ve vahşetin zirve yaptığı bu dönemin zevali yakın olduğundan, dördüncü dünya harbinin başlangıç arifesinde olduğumuzu geri zekâlılar ve köle ruhlular anlayamazlar.

Dördüncü dünya savaşının nasıl başlayıp nasıl biteceğini Yüce Allah?tan başkası bilemez. Kanaatim odur ki dördüncü dünya savaşı silah ile değil iman ve ilimle olacaktır. Yeniden İslam medeniyetinin dünyaya hâkim olarak nizam vermesinin savaşı olacaktır. Bu savaşın adı barış ve huzur savaşı olmasını yüce Allah?tan niyaz ederim. Bazılarının dediği gibi 3. Dünya savaşının nasıl olacağını bilemem, dördüncü dünya savaşı kazma kürekle olacağını ileri sürmektedirler. Bu ifade ile 3. Dünya savaşı teknolojik savaş olacağından taş üstüne taş kalmayacağını geride canlı insan kalır ve dördüncü dünya savaşını yaparlarsa ellerinde hiçbir teknolojik araç ve gereç kalmayacağından dördüncü dünya savaşı kazma kürekle olacağını ileri sürmeleri, akli bir kanaattir.

İmanı bir anlayışla düşünürsek Yüce Allah?ın müsaadesi olmadan yakıcı ve yanıcı bir gaz ateşlenemez hiçbir teknolojik araç hareket edemez, uçaklar havada gemiler denizde otomobiller karada yürüyemez. İnancım odur ki, görür ve görmeyiz yaşayanlar görebilir. Müslümanların bir asırdan fazladır, ödedikleri ağır bedellerin karşılığında, yeniden özlerine dönerek, imanlarını tazelerken, iman etmeyenler de fevç, fevç İslam?a gireceklerdir. Allah-ü âlem.
 
Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi