SABRIN SONU SELAMETTİR
Tarih: 29.1.2015 10:20:46
Alaettin KÖKSAL
Kuru bir yaprağın kımıldaması, Yüce Allah?ın tasarrufunda olduğuna göre, kul için hiçbir endişeye mahal yoktur.  Kul tedbirden sorumludur, takdire müdahale edemez.  Ebedi âlem için değil de, sadece dünyevilikler için mücadele edenlerin tedbirleri, fani dünyanın basit menfaatlerine dayalı olduğundan, alınan ve alınacak tedbirler insanların dünya hayatlarını huzursuz, ebedi hayatlarını tehlikeye sokacağından faydası olmayacaktır. Her yapılan iş ve alınacak tedbir, Yüce Allah?ın rızasına uygun olursa, insanlar dünya ve ahret saadetine kavuşmuş olur.
 
Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer üst seviyedeki devlet yöneticilerinin yaşadıklarını, bildiklerini, gördüklerini, düşündüklerini bilmezsem de, ne kadar zor bir görevi yürütmekte olduklarını idrak edebiliyorum. İslam ve batı dünyasının dikkatle izlediği böyle bir ülkenin Cumhurbaşkanına, Başbakanına basit siyasi getirim ve çıkar hesaplarıyla, yapıcı olmayan,  maksatlı ve tutarsız eleştirilerde bulunmak doğru değildir. Ülkenin ve milletin selameti için, devletimizi üst seviyede yöneten yetkililerimizin, emniyet ve askeri güçlerimizin, hakkı hak, batılı batıl görüp, hak istikametinde hizmet yapmaları için milletçe dua etmeliyiz.
Hakaretlerle yanlış söylem ve eylemlerle, nefsi mülahazalarla, siyasi ihtiras ve kinlerle, ideolojik saplantılarla, yöneticilerimizi eleştirirsek bilelim ki millet olarak bindiğimiz dalı keserek, şer güçlerin ağzına düşen bir lokma oluruz. Dış şer güçlerin, ülkemiz ve milletimiz üzerinde tarih boyunca birçok sinsi planları olmuştur ve olmaktadır.
 
Tarih boyunca kurduğumuz devletleri yönetenler, milletin inancına mukaddes değerlerine sahip çıkarak, birlik ve beraberlik içinde oldukları dönemlerde, şer güçler hiçbir zaman sinsi planlarında muvaffak olamamışlardır.  Dış şer güçler ve onların içteki uzantıları sömürü ve saltanatlarını sürdürmek için her türlü fitne ve fesatla milletin anasırı olan İslam dinine, mukaddes değerlerine saldırmak suretiyle sosyal dokumuzu bozmaya çalıştılar. Son otuz yılda PKK terör örgütüyle ülkemizi ve bölgeyi kontrolleri altında tutmak için, birçok koldan saldırıya geçtiler.
 
İslam dünyasının birlilik ve beraberliğini yıkmak, zenginliklerini sömürmek, ülkelerini bölmek için, mezhep ve ırk farklılıklarını alabildiğine tahrik ederek, kimi gruplara açıktan, kimi gruplara gizliden, maddi ve manevi destek vererek İslam dünyasında bir kargaşa meydana getirdiler. Şer güçlerin, insan onuruna yakışmayan çirkin ahlaksız planlarını fark ederek, dur diyen ülkelerin yöneticilerini hedeflerine alarak yok etmeye çalıştılar. Üzülerek ifade edelim ki, bu aşağılık planlara bilerek veya bilmeyerek ülkemiz içinden bazı kesimlerde dolaylı bir şekilde destek olmuşlardır ve olmaktadırlar.
          
Ülkemizin dış destekli PKK terör örgütüyle verdiği mücadelede, 40 binin üstünde insan kaybı ile birlikte bir trilyon dolara yakın bir ekonomik kaybı olmuştur. Ülkemizin aydınları, yazarları, siyasileri, bürokratları ve iş adamları, bu sinsi ve acımasız planları görüp yaşadıkları halde, halen basit siyası ve ideolojik hesaplarla birbirlerini alt etmeye çalışırlarken, eloğlunun ensemize kılıcı indirmek için koşup geldiğini görmemek, en hafif kelimeyle insafsızlıktır.
 
Bu millet eğri oturanlardan ve yanlış konuşanlardan çok çekmiştir. Gelin bugünden sonra, eğri oturmadan ve yanlış konuşmadan, birlikte şu tespiti yapalım.  İyileri tenzih ederek söylemek gerekirse, ülkemizin yönetiminde söz sahibi olanların bir kısmı, önce menfaatim sonra vatanım diyerek birbirlerini fütursuzca eleştirerek siyasetin kalitesini bozdular. Dolayısıyla insanlarımızı siyaset kurumundan ve siyasetçilerden soğuttular. Kurumlar arasında yetki karmaşası çıkartarak, yetkili ve yetkisizleri birbirine karıştırdılar.  Siyaset alanını vizyonsuz ve misyonsuz insanlara bıraktılar. Vizyon ve misyon sahibi insanları bir şekilde siyaseten uzaklaştırdılar.
 
Bugün AK partisinin başarısını az görenler şu hususa dikkat etmelidirler. AK Partisinin karşısında vizyon ve misyon sahibi bir muhalefet olmuş olsaydı, AK Partisi daha başarılı olurdu. Vizyonsuz bir muhalefetle birlikte ufuksuz bir kısım medya mensuplarıyla ve bürokratlarla uğraşılırken ancak bu kadar başarılı olunur.
 
TBMM sinde, merhum Erbakan hocanın ferasetini ve milli görüşü anlayacak bir Saadet partisi ve merhum Muhsin yazıcının ilkelerine bağlı bir Büyük Birlik partisi olsa idi, durum bugünden çok daha farklı olurdu.  Ülkenin yararına olan projelere destek vererek, AK partisine yön vermeye vesile olacaklardı. Üzülerek ifade edelim ki, uzaktan gazel okuyarak,  anlaşılmaz bir AK parti kıskançlığıyla, paralel yapıya vagon olan bir kısım siyasilerimiz ve medyamız, bu eksikliği gidermenin yolunu bulmadıklarından, bu boşluğu AK partisi doldurmuştur.  
          
7-Haziren 2015 seçimlerinde, AK partisinin anayasayı değiştirecek bir sayıya ulaşmaması ve bir daha hükümet kurmaması için birçok senaryoyu devreye sokacaklardır. İrili ufaklı birçok parti ile seçim ittifakları arayarak milletvekili transferleri yaparak, MHP-CHP koalisyonunun alt yapısını hazırlayacaklardır.   Geçmişte DSP-MHP-ANAP koalisyonunu yaşayan milletimiz, böyle bir koalisyonu bir daha yaşamamak için, milletimiz ister istemez AK partisi sivil bir anayasa yapmak üzere iktidara taşıyacaktır. Millet sivil bir anayasaya susamıştır. Tek başına iktidarın ne kadar önemli olduğunu görmüştür.
 
Şu hale bakın; Devlet politikası olan demokratik açılıma, AK Partisi açılımı diyerek en ağır eleştirilerle karşı gelenler, daha sonra acılımın içi doldurulmamıştır diyerek muhalefet yapmaya başlamışlar.  Düne kadar Cumhurbaşkanını Amerika iş birlikçisi diye eleştirenler, bugünlerde AK partisini, Amerika karşıtı olarak eleştirmeye kalkışmaları, kimseye tuhaf gelmemelidir.  Söz konusu bu beyler dünde bugünde Amerika taraftarıydılar
        
Demokrat olduklarını ağızlarından düşürmeyen beyler, şu sorulara demokratça cevap verebilirler mi?1958 yılında planlı bir şekilde yapılan devalüasyonla, Adnan menderesi halk nazarında küçük düşürmek, hükümeti yıpratmak, 1960 darbesinin alt yapısını hazırlayıp, merhum Menderes?in idamı için bir sebep olarak mı yapılmıştı?  Sayın Süleyman Demirel?in şahsında hükümete verilen 1972 muhtırasının ana sebebe ne idi?   1980 darbesi, sağ,  sol kavgalarının zirveye ulaştığı için mi yapılmıştır? Merhum Erbakan Hocayı, iktidardan uzaklaştırmak için, 28 ?Şubat-1998 tarihinde gerçekleştirilen post modern darbenin maksadını açıklayabilir misiniz?
 
 Ak partisine verilen E muhtırayı, Sayın Abdullah Gül?ün cumhurbaşkanlığı seçimi aşamasında,  ileri sürülen ve Anayasa mahkeme si tarafından değiştirilen meclisin toplanma yeter sayasın 367 olması garabetini nasıl izah edeceksiniz?
 
Sayın savcı Celal KARA?NIN, Cumhuriyet gazetesine Sayın can Dündar?a verdiği röportajda 17-25 Aralık -2014 tarihli sözde yolsuzluk adı altında yapılan dış destekli iç bağlantılı operasyonların bir sivil darbe olduğunu itiraf ettikten sonra bu hususta söyleyecek sözünüz var mıdır?
 
Ak partisinin iktidarları dönemlerinde yaptıkları maddi ve manevi hatalarını abartılı bir şekilde konuşur ve yazarken, ülkenin hayrına yaptıkları maddi ve manevi hizmetleri konuşmamak ve yazmamak demokratlıkla bağdaşır mı?   Son bir soru, eski filmleri seyrederek cesaretlenen sözde demokratlar: Kendi gücünüzle bükemediğiniz bileği başkalarının gücüyle yıkmaya çalışmanız gerçek demokratlığa uygun olduğunu söyleyebilir misiniz?
 
Hâsılı kelam, ülkemizde kâmil manada demokratik kültürümüz yeteri kadar gelişmediğinden, yürekli ve bilgiyle donatılmış cesur gazetecilerimiz, siyasetçi ve bürokratlarımız bir şekilde susturulduğundan, meydan cehalet bataklığında büyüyen birtakım ?çığırtkan demokratlara?  kalmıştır. Ülkemizin selameti, milletimizin huzur ve barışı için yeniden bir hamleyle, milletçe hiçbir ayırımın tuzağına düşmeden, temel insan hak ve özgürlüklerine saygılı, milli ve yerli düşünen aydın ve siyasetçilerimizle birlikte sabırla yola devam etmeliyiz. Zira sabrın sonu selamettir.   
 
Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi