Alaettin KÖKSAL


BEN,  BENİ ANLATIYORUM, SENDE SENİ ANLAT

----------------------


Ben;  Kâinatı yoktan var eden, her şeye gücü yeten, en güzel isimlerin sahibi olan, hüküm koyan, her şeye hâkim olan, öldüren, dirilden, yaratan rızıkları tayın eden, Rahman ve Rahim olan Yüce Allah’a (CC)   teslim olmuş, himmete muhtaç fakir bir Müslümanım.   Ya sen? 

Ben; Son ilahi kitap olan Kur’an-ı kerime,  daha önce indirilen diğer ilahi kitaplara, Son peygamber olarak gönderilen peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)  ve diğer tüm peygamberlere iman etmiş bir Müslümanım, Ya sen?

Ben;  Var olduklarına inandığım lakin göremediğim tüm meleklere, hayrın ve şerrin yaratılması hususuna, mutlak kaderin Yüce Allah’a ait olduğuna, öldükten sonra dirilip yaptıklarımız hayır ve şer işlerin hesabını vereceğimize, şüphesiz bir şekilde inanan bir Müslümanım. Ya sen?

Ben; Yüce Allah’ın emir ve yasaklarını kabul eden, emrettiği helalleri yerine getirmeye çalışan yasakladığı haramlardan sakınmaya ve sakındırmaya gayret eden bir Müslümanım. Ya sen?

Ben; Müslümanların arasını bozan fitne ve fesattan,  gıybet, dedikodu, laf taşıyıcılığı yapmaktan, kötü zanda ve iftirada bulunmaktan, insanların gizli ayıplarını araştırmaktan Yüce Allah’a sığınırım. Ya sen?

Ben;  “Müslümanlar ancak kardeştir” ayetine göre Müslümanları severim. “İman etmeyenler cennete giremez, Müslümanlar birbirlerini sevmedikçe kâmil manada iman etmiş olmazlar” hadisi şerife göre Müslümanım diyenleri, aynı derecede değilse de sevmeye mecbur olduğumu bilirim. Ya sen?

Ben;   “Siz beşeriyet içinde seçilmiş hayırlı bir ümmetsiniz, emredilen helalleri ve yasaklanan haramları tebliğ edersiniz.”] emrine riayet ederek, kişi ve kurum ayırımı yapmadan tebliğ ve davet görevimi yerine getirmeye çalışırım. Ya sen?  

Ben; İslam dinine, harp ilan etmiş işgalci, sömürücü, ırz düşmanı, ahlaksız ve vicdansız olan vahşi emperyalistleri ve onlarını vesayetini kabul eden veya ses çıkarmayan insanları sevmem.  İslam dinine muhalif olan,  Müslümanlara gerici ve yobaz diyen insanlarla arkadaşlık etmem. Basit siyasi getirileri uğruna, yıllarca dinime yaşantıma hakaret eden ve hala hakaret etmeye çalışan insanlara birlikte hareket eden insanların dostluğuna güvenmem Ya sen?

Ben; Yalancıdan, nankörden, fasıktan İslam düşmanı zalimlerden gelen haberleri araştırmadan kararımı vermem. Ülkeme, milletime, dinime, namusuma, şerefime dil uzatan alçakların, yanlış zihniyetlerini fikir ve düşünce özgürlüğü olarak kabul etmem. Ya sen?

Ben; Partilerin,  cemaatlerin, tarikatların, mezheplerin din olmadığını, dinin doğru yaşanması için önemli araçlar olduğunu inanıyorum. Ya sen? İmkânları ölçüsünde, dinimize ve Müslümanlara yardım eden insanların hizmetlerine destek vermeyi insanı ve vicdanı bir görev kabul ediyorum. Ya sen? 

 Ben,  Kendi hatalarımı görmeden, başkalarının hatalarını konuşmam önce kendi nefsime sonra diğer insanlara nasihat etmeye çalışırım.  Müslümanım diyen insanlara hiçbir düşmanlığımı olmaz, doğrularını destekler yanlışlarını eleştiririm. Milli ve dini değerlerimize saygılı olmayan insanlarla birlikte olmayı kabul etmem ve hiçbir şart altında, nefsi olan basit menfaatlerim için zalimlerin değirmenine su taşımam. Ya sen?

Ben; Yüce Allah’ın takdir ve taksimatına inanan bir Müslüman olarak, insanların makam ve mevkilerini kıskanmam. Yaptıkları hayırlı hizmetleri hafife almam, sırtımı dönmem, duamı eksik etmem.  İç ve dış hainlere karşı dimdik ayakta durmak için, nefsiyle mücadele etmeyen, nefsini arzularını yenemeyen düşmanını yenemez inancındayım.  Ya sen? 

Ben; Kör bir taassupla particilik yapmam, doğru veya yanlış kimden gelirse gelsin doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen bir anlayışa sahibim. Dünden bugüne, ülkeme milletime manevi değerlerime, milli bir duruşla fiili olarak hizmet etmeye çalışan partilere açıkça destek verdim, veriyorum. Ya sen?  

Ben; Dünya ve ahiret hayatımı, fikir ve düşüncelerimi, kendim gibi düşünmeyen insanlara olan bakışımı Kur’an ve sünnet ilkeleriyle şekillendirmeye çalışırım. Benim bu bakışım ve anlayışım, insanlara karşı baskıcı dayatmacı, dışlayıcı sömürücü bir zorba olmama en büyük bir engel olduğunu bilirim. Ya sen?

Ben; Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesine sevindim. Dünden bugün kadar bu hususta mücadele veren ve dünyasını değiştiren büyüklerimizi minnetle ve rahmetle anmayı, bu görevi yerin getiren başat Sayın cumhurbaşkanımızı ve Danıştay üyelerine en kalbi şükranlarımı arz etmeyi bir görev bilirim.  Ya sen?

Bu konu çok uzayacağından makalemizi sonlandırmak mecburiyetindeyim.      Müslümanlar olarak, nefsin tahrik ettiği ben ve sen kavgasını terk ederek, ülkemiz üzerinde hain emelleri olan şer güçlere ve içteki işbirlikçilere karşı ben değil, biz savaşını vermeliyiz.   

Ülkesini ve milletini düşünen insanların derdi, Sayın Erdoğan’ı iktidardan düşürmek, cumhur ittifakını dağıtmak, millet ittifakını iktidar getirmek gibi bir derdi olmamalıdır. Milletin asıl derdi, ülkesine ve milletine hangi zihniyetin hangi siyasi partinin veya ittifakın, daha iyi hizmet edeceğine karar vermektir.   Kur’an ve sünnet teslim olmuş aklımızla değil de, şahsi ikbal ve menfaatlerini düşünen sözde aydın ve siyasetçilerin aklına, fikrine güvenerek karar verirsek yarın eyvah demenin hiç bir faydası olmayacaktır.

Sonuç olarak; Kur’an ve sünnet kaynağından beslenenler, ben ve sen kavgasına tutuşmazlar. Biz diyerek ayağa kalktıkları gün, şer güçler ve hainler, ülkemizde istedikleri gibi at oynatamayacaklarına inanıyorum.  Ya sen?