DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1)
Tarih: 3.10.2015 19:33:40
Alaettin KÖKSAL

Makalemizin başlığını okuyanlar, ağır bir makale yazdığımı sanmasınlar. Yazmaya çalıştığım makaleyle, İnsanoğlunun Yüce Allah´a karşı nasıl bir sorumluluk altına girdiğini, emanet olarak yüklendiği,  ağırlığın ne olduğunu hatırlatmaktır.  Bu hususlarda Yüce Allah (CC)  insana şöyle haber veriyor; “ Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk yapsınlar diye yarattım.”  (zariyat suresi 56)  

“Biz bu Kur´an´ı bir dağın üzerine indirseydik, elbette sen onu, Allah korkusundan başını eğmiş, çatlamış görürdün. O misaller yok mu, işte biz onları belki düşünürler diye, insanlar için veriyoruz.”  (Haşr suresi 21)

“Evet, biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik. Ama onlar onu yüklenmeğe yanaşmadılar. Ondan korktular da onu insan yüklendi. Gerçekten o  çok zalim, çok cahildir.” ( Ahzab s. 72)

İnsanoğlunun bilmeden yüklendiği bu ağır sorumlulukları hakkıyla yerine getirebilmesi için, yüce Allah (CC) merhameti gereği ilahi kitaplar indirmiştir. İndirilen ilahi kitapların maddi ve manevi ağırlıklarının ne anlama geldiğini açıklayan, dünya ve ahiret işlerini ne şekilde tanzim edecekleri hususunda,  insanlara yol gösteren, örnek olan peygamberler göndermiştir.  

Yüce Allah”ın emanetini kabul eden insan, zalimlikten ve cahillikten kurtulmasının tek şartı Yüce Allah´a kayıtsız, şartsız ve itirazsız bir şekilde iman etmekten geçtiğini bilmelidir. En´am suresi 82. Ayetinde yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor. “ İman edip de, imanlarına bir zulüm bulaştırmayan kimseler var ya, işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve doğru yola erenler de onlardır. Kehf süresinin 29. Ayetinde “..Artik dileyen iman etsin,  dileyen inkar etsin. Çünkü biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışızdır ki, duvarları kendilerini kuşatmıştır.” 

Yüce Allah (CC) peygamberlerin şahsında nasıl teslim ve itaatkâr olacağımızı birçok misallerle bizlere haber veriyor. “ Rabbi ona ‘Teslim ol´  emrini verince, Âlemlerin rabbine teslim oldum. Dedi”  (Bakara suresi 131) Böyle bir teslimiyetin karşısında, Yüce Allah (CC) ateşe şöyle emretmiştir. [“ Biz de, ‘ Ey Ateş İbrahim´e serin ve güvenli ol” dedik” “ona bir tuzak kurmak istediler; Biz de kendilerini daha fazla hüsrana düşürdük.” ] (Enbiya suresi 69, 70)

{“Yanına koşabilecek bir çağa geldiği zaman da dedi ki: Ey yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün? Çocukta ‘ Ey babacığım ne emrolunuyorsan onu yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın´ dedi.” “İkisi de bu şekilde teslim olduklarında, onu tuttu, şakağı üzerine yatardı.” “ Ona şöyle seslendik; ‘Ey İbrahim´  gerçekten rüyayı doğrulatın. İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. “ Şüphesiz ki bu, apaçık kesin bir imtihandı” “ Ona, büyük bir kurbanlık fidye verdik.”} ( Saffat, 102 den 107)

Müslümanlar olarak kulluk sorumluluğumuzu yerine getirmek, iman ettiğimiz Kur´an´ın maddi ve manevi ağırlığını anlayarak Yüce Allah´ın emrettiği helalleri yapmak, yasak kıldığı haramlardan sakınarak, tam bir teslimiyet ve itaatle hayatımızı sürdürürsek dünya ve ahiret hayatımızın zaferle sonuçlanacağını yukarıdaki ayetler açıkça ilan etmektedir.

Kur´an´ı kerim dünya ve ahiret hayatımızı tanzim eden maddi ve manevi olarak ağır bir kitaptır. Haram ve helallerin açıkça izah eden, gelecekle alakalı ilmi gelişmelerden, ölümle başlayacak olan ahiret âleminden ve diğer gaybi bilgilerden haberler vermektedir. Bu hususta derin malumat isteyenler, Kur´an ve hadis okumalıdırlar. Kabul edersiniz ki, bu meseleler bir makale içinde ifade edilemez.

Dünya, insanlar için kusursuz olarak yaratılın bir imtihan salonu ahretin tarlasıdır.  İmtihana tabi olan insana, hem sorular ve hem de cevaplar bir arada verilmiştir. Vereceğimiz cevaplar doğrultusunda bu dünyada ne ekersek, öbür dünyada onu biçerek karşılığında ya cenneti ve ya cehennemi kazanmış olacağız.

İnsanoğlu cüz-i iradesiyle, sorulan sorulara istediği cevabi vermekle serbest bırakılmıştır. İnsanların bir kısmı sorulara nefsinin arzusuna ve şeytanın vesvesesine uyarak, yanlış cevapları işaretleyerek, imtihanı kaybetmektedirler. Müslüman olduklarını ifade ettikleri halde, yükledikleri emanetin gereğini ve kulluk sorumluluğunu yerine getirmekten uzak bir anlayışla sorulan sorulara doğru yanlış cevaplar vererek, yeryüzünü fesada veren, İslam dünyasını kana bulayan zalimlere ve onların işbirlikçilerine, dolaylı/dolaysız bir şekilde destek vermiş olduklarından, imtihanı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Bir grup insanlar var ki, onların geçmişte nasıl yaşadıklarını nasıl medeniyetler ve devletler kurduklarını, yüklendikleri ağır sorumluğu ve taşıdıkları ağır yükün altından nasıl kalktıklarını tarih kitaplarından ve Kur´an da verilen misallerden öğrenmiş olduk.  Onlar imtihan salonunda sorulan sorulara, Kur´an ve sünnette göre cevap vererek, dünyayı fesada veren kavimlerin zulümlerini durdurarak hem dünyalarını hem de ahiretlerini kazanmış oldular. Günümüzde aynı şuurdaki insanların çok yakın bir zamanda bir araya gelerek, zalimlere dur demelerini ümitle bekliyoruz. Yüce Allah bu zümreye hem dünyada hem de ahirette yardım edeceğini bildirmektedir.

Müslüman sorumlu olan bir varlık olduğuna göre, hayatını, mesleğini, makamını, kalemini, dilini, aklını, Yüce Allah´a kul olma yolunda kullanmalıdır.  Zalim yöneticilere, Yüce Allah´ın emirlerine, son ilahi kitap olan Kur´an´a, âlemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed´i (sav) inkâr eden batıl düşünceli şer güçlere ve onlara şirin görünmeye çalışan şuursuz kimlik Müslümanların safsatalarına asla boyun eğmemelidir.

Ülkenin kalkınmasına engel olan fesat ve inkâr kumkumasını, kalemşor diktatör yasını, yalancı ve saltanatçı tuzu kuru beyleri, yeniden düşünmeleri hususunda, nefislerine hoş gelmeyen, uyarıcı ağır makaleler yazmak her inanmış insan için bir görev olduğunu düşünmekteyim.

İslam dinine inanmayan şer güçler, inanmış gibi yapan içteki bir kısım insanlar, İslam dinine ve Müslümanlara karşı çok ağır makaleler yazdılar.  Gerici, yobaz, terörist, diktatör, katil dediler. Kur´an´ımızla, Hz. Peygamberimizle, Namazımızla, Orucumuzla, Haccımızla, Kurbanımızla, Başörtümüzle, hülasa inandığımız ve yaşamaya çalıştığımız tüm manevi değerlerimizle alay ettiler. Yetmedi açıkça psikolojik harp ettiler. İkna odası dedikleri fiili işkence odaları kurdular okullardan, hastanelerden uzaklaştırdılar, otobüslerden indirdiler, başörtüleri, çarşafları yırttılar, sakallı insanlara hakaretler yağdırdılar.

Yazılan bu ağır makaleler karşısında, elbette aynı ağırlıkta edep ve usul dairesinde cevap verilmelidir. Başkasına çuvaldızı batıranlar iğneye değil, çuvaldıza razı olmalıdırlar. Çuvaldız yemek istemeyenler vakit geçirmeden milletten samimi bir şekilde özür dilerlerse, mesele bitmiş olacağından, yeni bir sayfa açılmış olur. Bizim medeniyetimizde bu anlayış vardır, ancak enayilik yoktur. Hz. Peygamberimiz Mekke fethinde kendisine zulüm etmiş olan herkesi bağışlamıştır. Onun ümmeti olan bizlerinde, aynı yoldan yürüyeceğimizi bilen burnu kalkıklar, Müslümanların bu vicdanı anlayışını istismar etmeye kalkışmamalı, Müslümanlarda timsah gözyaşlarına aldanmamalıdır.

01-Kasım-2015 seçimlerinde milletimiz reylerini dikkatli bir şekilde kullanarak, şer güçleri sevindirecek bir sonuca yardımcı olmamalıdırlar. Siyasilerimiz de, seçim sonucu ne olursa olsun, milletin ve ülkenin yararına ne yapılacaksa onu yaparak, şer güçleri ve onların yerli işbirlikçilerini sevindirmekten uzak durmalıdırlar.   

Sonuç olarak, İnanmış bir müslüman ümitsizliğe düşmez, meşru tedbirlerini alarak Hakkın takdirine boyun eğer.   Nöbet değişme vakti yakındır. Üç asırdır İslam dünyasına ödetilen ağır fatura zalimlerin önüne konulacaktır.  Bu faturanın yazılmasına yardımcı olanlarda kendi paylarına düşeni adil bir şekilde alacaklardır. Bu makale ağır olan sorumluluğumuzu yeniden hatırlatmak için yazılmıştır.

Anahtar Kelimeler: DÜŞÜNEBİLEN, İÇİN, AĞIR, MAKALE
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi