MERHUM AHMET YAŞAR HOCA EFENDİYE RAHMETLE ANIYORUM.
Tarih: 11.3.2016 20:18:05
Alaettin KÖKSAL

         Merhum Ahmet yaşar hoca efendiyi 1970 yıllarından itibaren gıyaben tanırdık ve kendilerini severdik. 1979 yılında kurduğu Yavuz selim vakfı ile daha da yakınlaşmaya başladık. 2001 yılında İstanbul´da yaptıkları bir sohbetine iştirak ederek yakinen tanımış olduk. Elini öptük duasını aldık. Reyhan dergisindeki yazılarında istifade etmeye çalıştık. Hoca efendiyle danışmamıza vesile olan Ergün Bıyık, Hüseyin Yavuz, Alişan Tiryaki ve Muhammed Emin Akbaş kardeşlerime ve diğer sevenlerine Yüce Allah´tan sabr-ı cemil dilerim.    

         Her bir âlim, talebeleri üzerinde birbirinden farklı önemli bazı etkileyici hatıralar bırakırlar.  İnsanın gönlünde iz bırakan ufuk acıcı etkileyici cümleler ve hatıralar, dilden dile aktarılarak kıyamet sabahına kadar kendilerinden rahmetle bahsedilme kerametini gösterirler. Kamil âlimin kerameti, Kur´an ve sünnette olan bağlılığıdır. Bu önemli kerameti görmeyenler küçük kerametlerin arkasında dolaşıp durdukları için âlimin gerçek değerini göremeyebilirler.

         Merhum Ahmet yaşar Hoca Efendi akait, fıkıh, kelam ve tefsir konularında hâkim bir bilgiye sahipti. Ayrıca siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel meselelerde yaşanılan problemlerin çözümü hususunda, etkileyici fikirleriyle toplumu aydınlatmaya çalışan önemli bir âlimdi.

         Âlim kime denir sorusuna Yüce Allah´ın Kur´anı Kerim de bildirdiği bazı ayetlerini ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bazı hadis-i şeriflerini naklederek cevap vermeye çalışalım.

         Yüce Allah (CC) şöyle buyurmaktadır. “ Bu misaller var ya, biz onları insanlar için getiriyoruz. Bununla beraber onlara,  âlimlerden başkasının aklı ermez.” (Ankebut 43)

         “ ..Kullar içinde  ancak alimler( bilenler) hakkıyla ( gereğini yerine getirmeye çalışanlar) Yüce Allah´tan (CC) korkarlar.” ( Fatır 28) 

         “Onlara, güven veya korku ile ilgili bir haber geldiği zaman, onu hemen yayıyorlar. Hâlbuki onu Peygambere ve içlerindeki yetkililere, (ilim sahibi âlimlere emir sahiplerine) götürseler, onlardan hüküm çıkarma kabiliyeti olanlar, mutlaka onu anlar ve bilirlerdi. Eğer üzerinize Allah´ın lütuf ve merhameti olmasıydı, çok azınız hariç şeytana uyup gitmiştiniz.” ( Nisa 83)

         “Deki; Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu? Bunu ancak temiz akla sahip olanlar anlar.” (Zümer 9)

         “Senden önce de peygamber olarak başkasını değil, sadece kendilerine vahyettiğimiz erkekler gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim ehlinden sorun!” (Nahl 43)

         Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır:  [“Âlimler( bilginler) yeryüzünün kandilleridir. Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir.” “ Cahiller içindeki bir âlim, ölüler içindeki diri gibidir”  “Kıyamet günü âlimlerin mürekkebi, şehitlerin kanıyla tartılır.” “ Bir cemaatin ölümü bir âlimin ölümünden daha hafiftir.”

         “Alimin yüzüne bakmak ibadettir. Kim bir âlimi ziyaret ederse beni ziyaret etmiş gibi olur. Kim bir âlimle oturursa sanki benimle oturmuş gibi olur. Dünyada benimle oturan kimseyi Allah Teâlâ ahirette benimle kılar” Âlimin abide karşı üstünlüğü Ay´ın diğer yıldızlara karşı olan üstünlüğü gibidir.” “ Şüphesiz ki âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar, sadece ilmi miras bırakırlar. O mirası alan kimse bol nasip ve kısmet almış olur.”

  •          “Ey Ashabım; Benim bildiğimi bildiklerimi bilseydiniz, muhakkak ki, az gülüp çok ağlardınız. Çünkü nifak zuhur edecek, emanet kalkacak, merhamet kalmayacak, doğru ve dürüstler ayıplanacak, doğru ve emin olmayanlara emniyet edilecek, karanlık geceler, vahşi develer gibi fitne ve fesat sizi saracak.”](Buhari. 61, ibni mace) 

         Nakletmeye çalıştığım bu ayeti kerimeler ve hadis-i şerifler çerçevesinde insan olarak kime ve nelere ihtiyacımızın olduğunu anlamış olmaktayız.  İslam dinine inanmış fert ve cemiyetin, şeytanı düzenlere karşı ayakta durabilmesi için önce kâmil bir imana sonra sağlam bir ilme sahip olmalıyız. 

         İmanın altı esasına nasıl inanacağımızı, emredilen ibadetlerin ne şekilde ifa edileceğini,   yasaklanan haramlardan nasıl uzak durmamızın yolunu bizlere ilim öğretiyor.  Tüm ilimlerin sahibi Yüce Allah´tır. İnsanlara lazım olan ilimleri Kur´la bildirmiştir. Bu ilimlerin, hayatımızda nasıl uygulayacağını gönderdiği Peygamberiyle öğretmiştir. Bu ilimleri günümüze kadar ve kıyamette kadar ayakta tutanlarda ilim ehli âlimlerimizdir.

         Âlimler, toplumun temel direkleri, ışık kaynaklarıdır. Âlimleri olmayan veya âlimlere itibar etmeyen, bilgilerinden istifade etmeyen topluluklar karanlığa, karamsarlığa, ümitsizliğe, korkaklığa doğru sürüklenmeye yüz tutarlar. Zaman sureci içinde şeytanı güçlere boyun eğmeye, köle olmaya razı olurlar. Merhum Ahmet yaşar hoca efendi hayatı boyunca, insanları Kur´an sünnet istikametinde uyarmaya, uyandırmaya, şuurlaştırmaya çalışmıştır.

         Âlimler, yaşadığı topluma örnek olarak önderlik yapmanın gayreti içinde olurlar. Her zorluğun yanında yol gösterici, her şart altında ve kolaylık anlarında şükrediciliğin önemine ve ehemmiyetine dikkat çekerler. Her safın önündedirler. Ellerinde her türlü maddi imkânı olanların önünde eğilmezler ve makamlarında görünmezler.

         Âlimler, iyiliği tebliğ etme ve yayma, yaşatma, örgütleme, kötülüğe engel olma, men etme, zararlarını anlatma hususunda yorulmadan ve usanmadan azami gayretle çalışırlar. Müslümanların tefrikaya düşmeden ümmet bilinciyle çalışmaya azamı gayret gösterirler.  Her türlü saplantılara, batıl yolara, fitne ve fesatlara karşı uyanıktırlar. Önderlik yaptıkları topluluklarında uyanık olmalarına dikkat ederler. 

         Âlimler; insanların kula kul olmasını değil Yüce Allah´a kul olmaları hususunda insanları uyarırlarken kendilerini kutsallaştırmaya çalışan müritlerini ciddi bir şekilde uyarmaktan geri durmazlar. Her ne pahasına olursa olsun, sadece Yüce Allah´a kul olmaya çalışırlarken mazlumun yanında, zalimlerin karşısında olmaktan çekinmezler. Çalışarak elde ettikleri kesbi ilmi ve Yüce Allah´ın kendilerine verdiği Vehbi ilmi, Yüce Allah´ın bir emaneti olarak kabul ederler.

         Hz. Peygamberlerin miras olarak bıraktıkları ilmi, aynı şekilde âlimler de miras olarak aldıkları ilmi, kendilerinden sonra insanları irşat edecekleri kişilere, topluluklara cimrilik yapmadan cömertçe ve hikmetle anlatarak miras bırakırlar. Âlimler, Kur´an ve sünnet dairesinin dışına çıkmadıklarından söyledikleriyle çelişmezler. Özde ne iseler sözde aynıdırlar. Merhum Ahmet Yaşar Hocaefendi bu vasıflara haiz,  insanlara örnek olmaya ve insanları irşat etmeye gayret eden bir âlim olarak anılacaktır.

         Âlim böyle olunca, mürit nasıl olmalıdır. İlmiyle amil olan âlimlerden istifade etmenin yolunu arayıp bulmalıyız. Benim âlime ihtiyacım yoktur. “Kur´an bana yeter” gibi maksadını aşan bir cümleyi kullanmaktan kaçınmalıyız. Kur´an Peygambersiz anlaşılmadığı gibi, günümüzde de Kur´an ve sünnet âlimsiz anlaşılamayacağını bilmeliyiz. Âlimleri birbirlerine yarıştırarak gıybetlerini yapmamalıyız.  Âlimleri hatasız görmekten uzak durmalıyız. Her hangi bir konuda yanılabileceklerini kabul ederek âlimlerimizi sevmeliyiz.

         Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor; Allah Teâlâ, âlimleri almak suretiyle ilmi insanların arasından çekip alır. Orta âlim kalmayınca, insanlar bir takım cahilleri kendilerine önder yaparlar. Onlara bir takım meseleler sorulur, onlarda bilmeden fetva verirler, neticede hem kendileri sapıklığa düşür hem de insanları sapıtırlar” (Buhari, Tirmizi)  bu makaleyi yazmama vesile olana Ahmet yaşar hocaefendiye Yüce Allah´tan rahmet yakınlarına ve sevenlerine sabr-ı cemil dilerim mekânı cennet olsun. El- Fatiha     

Anahtar Kelimeler: MERHUM, AHMET, YAŞAR, HOCA, EFENDİYE, RAHMETLE, ANIYORUM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi