MİLLİ GÖRÜŞ NEDİR, MİLLİ GÖRÜŞÇÜ NASIL OLMALIDIR.
Tarih: 2.7.2017 14:08:55
Alaettin KÖKSAL

Milli görüş; ahlak ve maneviyatı ön planda tutan, maddi ve manevi kalkınmaya önem veren, Kur´an ve sünnet ışığında yol alan, nas olmayan konularda istişareye başvuran, emaneti ehline veren, İslam kardeşliğinden vazgeçmeyen, yerli ve milli düşüncelere değer veren, insan fıtratına uygun olan bir görüştür.

         Milli görüş; Fertlerin, toplumların, partilerin, cemaatlerin tekelinde olan bir görüş değildir. Tek -tek fertleri kucaklayan,  toplumlara istikamet veren hakkın yanında, batıl ile mücadele eden siyasi bir projesidir.

         Milli görüş; Temelde ülkemiz insanlarının mutluluğuna, İslam dünyasının huzuruna, dünya insanlığının barışına, dünya ve ahret işlerinin birlikte yürütülmesine önem veren maneviyat ağırlıklı bir siyasi görüştür.

         Milli görüşçü;  Yüce Allah´a tam bir teslimiyetle, pazarlıksız iman sahibidir. Kul´a kulluk yapmayan, Yüce Allah´a kul olmanın erdemini yaşayan,  kendisinin ve sorumlu olduğu kişilerin rızkını temin ederken haramlara bulaşmaktan sakınan, takva ehli bir insandır.

         Milli görüşçü; Haset, kibir, riya, cimrilik, kıskançlık, gıybet iftira, kötü zan gibi ve benzeri kötü hasletlerden şiddetle uzak duran, kul hakkından ve Yüce Allah´ın af etmeyeceği şirke düşmekten sakınan, topluma örnek olmaya çalışan bir şahsiyettir.  

         Milli görüşçü; Yaptığı hayır işlerini Allah rızası için yapan, Yaptığı şer işlerden pişman olup tövbe etmesini bilen,  Haksızlık yaptığı insanın ayağına giderek o kişiden helâlık istemeyi becerebilen mütevazı bir insandır.

         Milli görüşçü; Nefsinin haksız istek ve arzularına boyun eğmeyen, kardeşlerine kin ve husumet beslemeyen,   fasıklardan gelen haberleri araştırmadan karar vermeyen, nefsinin ve dünyeviliklerin tutsağı olmayan erdemli insandır.

         Milli görüşçü; Hak etmediği hiçbir görevi talep etmeyen, ehli olmadığı halde kendisine bir görev verildiğinde, görevi iade edebilen,  görevin ehli olan kişiyi biliyorsa, o kişiyi yetkili makamlara bildirme gibi bir görevinin olduğunu bilen ahlak sembolü bir insandır.

Milli görüşçü;  Güzel ahlakıyla, ihlâslı amelleriyle kendini Yüce Allah´a ve İnsanlara sevdirmelidir. Bu hususta Hz. Peygamberimiz (sav)  “ Dünyaya rağbet etme, Allah sevsin. Halkın elinde olana haris olma, halk sevsin seni” buyuruyor.

         Milli görüşçü; insanları hakir görmemeli, düşmana karşı onurlu ve şiddetli, mazluma ve mağdura karşı alçak gönüllü olmalıdır. İnsanların hakkını, hukukunu gözetlemeli ve adil davranmalıdır.

Milli görüşçü; Dünyada faydası olup, ahrete zararlı olan dünyevilik dostluklardan sakınmalıdır. Başkalarından yapmasını ve yapmamasının istediği şeyleri önce kendi nefsinde yaşamaya çalışmalı,  bu hususlarda ihlâs sahibi olmalıdır.        

Milli görüşçü; Yol arkadaşlarını seçerken çok dikkatli olmalıdır. Yüklendiği misyonun sorumluluğu düşünerek hareket etmelidir. Basit dünyevilikler uğruna gırtlağına kadar günaha dalmış insanlarla ve İslam düşmanlarıyla birlikte hareket etmekten uzak durmalıdır.

         Milli görüşçü; suret-i hakla yaklaşan şeytanın hilelerine aldanmamalı. Şeytanın hilesi, olayların teferruatında saklı olduğunu bilmelidir. Her zorluğa karşı sabırlı, azimli ve gayretli olmalıdır. Haksızlıklar karşısında asla susmamalıdır. Kendine ve başkalarına yapılan hissi ve kasıtlı haksızlıklara ve hakaretlere karşı usul ve üslup dairesi içinde, edeple ve tereddütsüz bir şekilde,  hak edene gerekli cevapları vermekten çekinmemelidir.

         Milli görüşçü; tebliğ görevini yaparken, tebliğ edeceği konuyu çok iyi bilmelidir. Kime neyi nasıl anlatması konusunda eğitimli olmalıdır. siyaset meydanına çıkarken, bir konuyu değil, her konuyu bilerek çıkmalıdır. Mindere çıkan bir güreşçi gibi rakibinin bütün hamlelerine karşı pozisyon almasını bilmelidir. Fikren rakibini yenemeyen milli görüşçü geri çekilmeli kendisini yetiştirdikten sonra meydana çıkmalıdır.

         Milli görüşçü; bildikleriyle yetinmemeli, devamlı suretle kendini geliştirmelidir. Çok okumalı, okuduğunu anlamalı, anladığını anlatabilme kabiliyetini geliştirmelidir. Siyasi rakiplerinin ne konuştuklarını ne yazdıklarını takip etmelidir. Doğrulara doğru diyecek bir erdeme ve olgunluğa, yanlışları doğru ile düzeltme bilgisine sahip olmalıdır.

         Milli görüşçü; kendi içinde farklı dışarıda farklı olmamalıdır. Olduğu gibi görünmelidir. Basit dünyevilikler uğruna, siyasi muarızlarına şirin gözükmek için ilkelerinden asla taviz vermemelidir. Dünyevilik iktidar için değil, ebedi iktidarı kazanmanın yolu olan inancının iktidarı için çalışmalıdır.

Milli görüşçü; Kur´an ve sünnet çizgisinden asla ayrılmamalı,  bilgisiyle, oturuşuyla, kalkışıyla, bakışıyla, alışverişiyle, aile yaşantısıyla, tavır ve davranışıyla, konuşma üslubuyla,  temizliği ve ahlakıyla bulunduğu mekânda, yürüdüğü yolda örnek olmalıdır.

         Milli görüşçü;  her şart altında, Yüce Allah´ın emrettikleri helalleri yaşamaya, yaşatmaya, tebliğ etmeye, haramlardan sakınmaya ve sakındırma gayretli olmalıdır.  üzerinde vazife olmayan işlere ve görevlere balıklama atlamamalıdır. Bay ve bayan her bir fert,  haram ve helal hudutlarına son derce dikkat etmelidir.

         Milli görüşçü: Yol arkadaşlarına ve diğer Müslümanlara ilgisiz ve soğuk davranmamalıdır. Büyüklerine karşı saygılı, küçüklerine karşı şefkatli olmalıdır. Dernek, cemaat, vakıf, tarikat, sendika, sivil toplum örgütleriyle samimi ilişkiler kurarken çok dikkatli olmalıdır.Siyasi muarızlarını alt etmek için fütursuz, temelsiz yalan, yanlış haberlere, doğrulanmamış iddialara gündeme taşıyarak topluma ve gelecek nesillere kötü örnek olmamalı, her zaman ağırbaşlı ve vakur olmalıdır.

         Milli görüşçü; üstlendiği görevleri ibadet aşkıyla yapmalıdır. Gazete yöneticiliği, televizyon programcılığı, köşe yazarlığı, memur, amir, bürokrat, sendikacı, siyasetçi, iş adamı, hülasa olarak her ne türlü iş yapıyorsa öncelikle bu işleri yaparken Yüce Allah´ın rızasını gözetlemeli, kul hakkına dikkat etmeli. Hiç kimsenin dalkavuğu olmamalı. Hak ne ise onu yapmalı ve sadece Yüce Mevla´ya güvenmelidir.

Milli görüşçü;   Güçlüden yana olan korkakların gemisiyle yolculuk yapmamalıdır. İslam düşmanı batılıların, yerli olan şuursuzların trenlerine takılan vagon olmamalıdır. Kendi gemisiyle, kendi treniyle makas değiştirmeden yola devam etmelidir.

Milli görüşçü;  siyaset yaparken, merhum Erbakan Hocanın ilkeleriyle hareket eden asla istismar etmeyen, kendilerinin seçilmiş olduklarını söyleyerek kendi kendilerine pay çıkaran bir tekebbür tuzağının içine düşmemelidir. Bulunduğu yeri aydınlatamayan, ilkelerini unutan, istikamet gösteremeyen, pusulası olmayan, Müslümanlarla barışık olmayan bir insan olmamalıdır.

Milli görüşçü; Şahsi menfaatinden önce, umumun menfaatini düşünerek hareket etmeli, kendi partisinden ve teşkilatından olmayan insanları,  tekfirle suçlayarak kendilerini tehlikeye atmaktan sakınmalıdır. “BİZ YAHUDİ TİYATROSUNDA OYNANAN PİYESİN FİGÜRANI OLMAYACAĞIZ”  cümlesinin yerine “ BİZ SİYONİZM´İN MÜSLÜMANLARI NASIL DOĞRADIKLARINI GÖSTEREN SAHNELERİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ” diyen ir şuurun sahibidir.

Milli görüşçü;  Siyonizm´in tüm ihanetlerine dur demek için uğraşan,  bu uğurda bedel ödemeyi göze alan insanlarla birlikte olmayı her türlü maddi ve manevi desteği vermeyi şerefli bir görev bilir. Basit siyasi getirileri için Siyonizm´in kanlı senaryolarını trajik bir tiyatro sahnesi gibi görme çalışan, isteyerek/ istemeyerek zalimleri alkışlayan insanlarla birlikte olmayı kabul etmeyen, izzetli onurlu ve vakarlı insandır.

Meseleyi özetleyerek toparlarsak, Milli Görüşçüyüm diyen kişiler,  konuşurlarken çok dikkatli olmalıdırlar. Maksadını aşan, toplumu geren ve parçalayan tefrikaya sebep veren ifadeleri kullanmaktan sakınmalıdırlar. Bazı milli görüşçüler, kendilerine ait olmayan ve ezberlerinde olan bazı sözlerin ne anlama geldiğini anlamadan, hamasetle kullandıklarına şahit olmaktayız.  “SÖZÜ SÜZ DE SÖYLE,  SINIRINI ÇİZ DE SÖYLE, İNCİ GİBİ DİZDE SÖYLE, ÖYLE SÖYLE Kİ, YAR DA BEGENSİN AĞYAR DA”.     

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi