Alaettin KÖKSAL


MÜSLÜMAN SÖZÜNE DİKKAT ETMELİ, HER SÖZE DE İTİBAR ETMEMELİ  

--------------------------


Makalemize Ahzab suresinin 70. ayetini naklederek başlayalım ; “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin” Bu ayeti kerimeyi doğru anlarsak, topluma karşı konuşurken ve yazarken sözlerimizin ne derecede önemli olduğunu anlamış oluruz. Her şey sözle başlar ve sözle biter. Merhum Yunus Emre bir şiirden şöyle diyor; “Söz ola kese savaşı/ söz ola kestire başı” yani söz insanı ipten de alır ipe de götürür.  

Müslümanlar; Dünyadaki hesaplarını ahrete verecekleri cevaplara göre yapmalıdırlar. Böyle bir inanca sahip olan insanlar, siyasiler, siyasi liderler, gazeteciler, yorumcular, aydın ve yazarlar, siyaset bilimcileri, ilahiyatçılar, molalar, şeyhler, kanaat önderleri tarikat liderleri, sivil ve resmi bürokratlar,  zalimlerin ve hainlerin baskılarına karşı sesiz kalmazlar ve doğru sözü söylemekten sakınmazlar. 

Gerek huzur ortamından gerekse zor günlerde ülkenin asıl meselelerini konuşmak yerine, basit siyasi getirilerini, şahsi ikbal ve menfaatlerini konuşarak zaman israfı yapmazlar. Yanlış sözlere itibar eden müslümanlar, akıllarını başlarına alarak nerde nasıl hata yaptıklarını düşünerek kendilerine çekidüzen vermelidirler. Unutmayalım ki, İslam dininin mana ve ehemmiyetini anlayamayanlar, zoru gördüklerinde zalimlerin yanında kuzu olurlar. 

 Dünyevilikler kalbi işgal ederse, nankörlük devreye girer, vefa unutulur. Hal böyle olunca,  kendilerine iyilik yapan insanlara sırtlarını dönerler.  Yeni dostlarının güvenlerini kazanmak için, eski dostlarını pişkince ve haksız bir şekilde eleştirmekten çekinmezler. Ülkenin ve milletin selameti için kendilerini dostça uyaran insanlardan hoşlanmazlar. Eski dostlarını nefsi bir kin ve nefretle buğz ederler. Bu buğzu da utanmadan hadisi şerife dayandırırlar.   

Sayın Kılıçdaroğlu’nun İktidar kast ederek [“ Allah’ın izniyle bu Firavunları göndermek bizim boynumuzun borcudur” CHP’li Sayın Aytuğ Atıcı’nın “ Biz Tayyip Erdoğan’ın yarın düşüsün isteriz. Demokratik yollarla seçim yapılsın, yarın iktidarı terk etsin isteriz. Bunun için vallahi de billahi de canımı veririm”] diyorlar.  

 Sayın Erdoğan’a bu derece kin ve nefretle muhalefet eden CHP ile ittifak kurmak, hezeyanlarına ses çıkarmamak, milli görüşçü olduklarını söyleyen bir partiye ve mensuplarına yakışıyor mu? Seviyesi düşük, karakteri bozuk insanları tanımak sanıldığı kadar kolay değildir.  Kalbi bozuk insanları tanımak için sabır ve feraset ehli olmanın yanında zamana ihtiyaç vardır.  

 Alnı secdeli olan Sayın Mustafa Kamalak hangi partilerle ittifak yapılacağı hususunda şöyle bir açıklama yapıyor. “SP’si AK partisinin günahlarına otak olmamalı. Vebali büyük olanla ittifak olmaz.” Bu cümlelerin tefsirini Kamalak nasıl yapacaktır. Kendisine kolaylık olsun diye ipucu verelim. İttifak kurduğunuz partilerin ve ittifak kurmak istemediğiniz AK partisinin günah ve sevaplarını vicdan terazinize tartarak karar verirseniz, kurduğunuz cümlelerin altına ezilmekten kurtulmuş olursunuz.  

Nefislerine mağlup olmayanlar, insanların iman ve amellerine, dava şuurlarına, samimiyet ve ihlâslarına bakarak karar verirler.   Hedefe giden yol üzerindeki engelleri, güçleri nispetinde kaldırmaya çalışan insanlara buğz etmezler onlara yardımcı olurlar.   

 Milimetrik bir sapmayla namlusundan çıkan bir füze, menziline ulaşamayacağı gibi,  siyaset yolunda yapılan en küçük bir sapma hedeften uzaklaşmaya vesile olacaktır.  Dünden bugüne emanetleri ehline vermeyen, dine ve ahlaki değerlere önem vermeyen insanlarla birlikte olmak akıl işi değildir. 

 Milleti kin ve nefret söylemleriyle, yalanlarla ve darbelerle tehdit etmek, siyaset kurumuna ve millet iradesine yapılan en büyük saygısızlıktır. Kin ve nefret dolu bir zihniyete milletimiz devleti yönetme yetkisi vermez.  Kin ve nefretle yoğrulmuş bir zihniyete, aklı başında şuurlu bir insan, doğrudan veya dolaylı bir şekilde destek vermez, veremez.   

Zor günlerimizi kolaylıkla aşmak için yapılacak iş, yöneticilerimizle birlikte toplu olarak günahlarımıza tövbe etmeliyiz. Yüce Allah’a (CC) Nur suresinin 31.ayetinin sonunda şöyle buyuruyor “ Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, belgi kurutuluşa erersiniz” Kur’an ve sünnette teslim olursak, Yüce Allah’ın izniyle her zorluğun üstesinden gelmiş olacağımıza yürekten inanmalıyız. 

Makalemizi Hz. Peygamberimizin şu Mübarek sözüyle tamamlayalım.  “Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun” (Buharı)