Alaettin KÖKSAL


MÜSLÜMANLAR;  ZALİMLERİN FİTNELERİNE KARŞI TEDBİRLİ OLMALIDIRLAR.  

-------------------------------------


Yazmaya çalışacağım makalemize başlarken, fitne ile alakalı bir kaç ayet-i kerimeyi ve hadisi şerifi naklederek kıymetli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. “ Onlara, yeryüzünü fesada vermeyin denildiği zaman, Biz sadece düzelticiyiz derler.” (Bakara 11) “ Dikkat edin! Gerçekten onlar, ortalığı karıştıranlardır. Fakat şuurları olmadığından farkına değillerdir.” ((Bakara 12)  “ ..Fitne adam öldürmekten daha kötüdür.”(Bakara 191)  

“ Fitne kalmayıp, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık sadece zalimlere karşıdır.” (Bakara 193) “ Fitne ise adam öldürmekten daha büyüktür, Onlar, güçleri yeterse sizleri dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan bir an dahi geri durmazlar.”(Bakara 217) “ Öyle bir fitneden sakınınız ki, içinizden sadece zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Bilin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.” (Enfal 25) 

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) fitne hakkında şöyle buyurmuşlardır. “Bir takım fitnelerin yağmur selleri gibi evlerinizin arasından aktığını görüyorum.” (Buharı, Fiten) “Yakında fitneler meydana gelecektir. O sırada oturan, ayakta olandan, ayakta olan yürüyenden, yürüyen de koşandan daha hayırlı olacaktır.” (buharı Fiten)  “Fitneden sakının! Söz ile çıkarılan fitne, kılıç ile çıkarılan fitne gibidir.” (İbni Mace) “ Fitne zamanı evinizden ayrılmayın! Âdem’in oğlu (Habil) gibi olun” (Ebu Davut, Tirmizi) 

“Karanlık gecelerin parçaları gibi olan fitneler gelmeden önce ve geldikten sonra hayırlı ameller işlemekte acele edin. O fitne geldi mi, kişi mü’min olarak sabaha erer de, kâfir olarak akşama girer. Kişi mü’min olarak akşama ererde kâfir olarak sabaha ulaşır. Bu duruma düşenler, dinini basit menfaatleri için satarlar.” (Müslim, Tirmizi)  

Fitne: İnsanları birbirine düşürmeye, müslümanlar arasında bölücülük yapmaya, müslümanları sıkıntıya,  günaha sokmaya, zarar vermeye, insanları isyana kışkırtmak için zalimler tarafından üretilen siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel bir silahtır. Bakara süresinin 191, ayetinde fitne işin eşedd ( daha şiddetli) aynı surenin 217. ayetinde ekber (daha büyük) anlamına gelen iki kelime kullanılmıştır.  Naklettiğimiz bu ayet-i kerimeleri ve hadis-i şerifleri, bilinçli bir şekilde tefekkür edersek fitnenin nekadar kötü ve tehlikeli bir iş olduğunu kolaylıkla kavramış oluruz.   

Son ilahi Peygamber olan Hz. Muhammed’in (s.a.v.)ümmeti olarak, Yüce Allah tarafından seçildiğimizi, ahır zaman ümmeti olduğumuzu unutmadan fitnecilerin fitnelerine alet olmadan ve tefrikaya düşmeden, müslüman kardeşler olarak, ümmet bilinciyle İslam şemsiyesinin altında buluşmanın gayreti içinde olmalıyız.   

Yüce Allah şöyle buyuruyor “Hepiniz birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun birbirinizden ayrılmayın. (Al-i İmran 103) “ Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet olarak var edildiniz. İyiliği emreder kötülükten men eder,  Allah’a inanıp iman edersiniz.(Al-i İmran 110)  

Dünyanın son dönemlerini yaşayan ahir zaman ümmeti olarak, birçok fitnelerle karşı karşıya kalacağız.  Müslümanlar olarak gücümüz nispetinde tefrika fitnesine düşmeden gerekli tedbirleri alırsak,  Yüce Allah (CC) zalimlerin, hainlerin, işbirlikçilerin fitnelerine Yüce Rabbimiz müsaade etmeyeceğini, müslümanlara yardımda bulunacağını vaat etmektedir. Yüce Allah (CC) şöyle buyuruyor “Haberiniz olsun ki Allah, iman edenlerin tarafını savunacaktır. Çünkü Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.” (Hac 38) “ Mü’minlere yardım etmek üzerimize düşün bir görev oldu.” (Rum 47)   

Her şeyin yaratıcısı ve sahibi olan Yüce Allah, kurduğu nizamını, mahlûkatın en şereflisi olarak yaratığı insanın fıtri yapısını bozmaya çalışan günümüz firavunlarına müsaade etmez, tarih boyunca İlahlık taslayan müşriklerin de buna gücü yetmez. Bu inançta olan bir müslüman, fitnecilerin fesatlarını gözünde büyütmez oların değirmenine asla su taşımaz, taşıyamaz. 

 Yüce Allah(CC) müsaade etmedikçe hiçbir insan, hiçbir şey ürütemez. Covid-19 virüsü üzerinden çıkarılmak istenen fitneye, müslümanlar çok dikkatli olmalıdırlar. Biyolojik silahmış, bu biyolojik silaha karşı üretilen ilaçlarda biyolojiktir gibi bilgi kirliliğine alet olmamalıdırlar. Alınan tedbirlerle uyularak bu mikropla savaşmalıdırlar. Yüce Allah (CC) şöyle buyuruyor;  “ hiçbir yaprak düşmez ki, Allah onu bilmesin” (Enam 59) “Bizim kanunumuzda bir değişiklik bulamazsın. ” (İsra 77)  Üretilen Covid-19 virüsü, hiç bir ayırım yapmadan kendini üreten fitneci başlarını ve diğer insanları kıyısından, köşesinden ortasından etkisi altına almaya başlayınca, fitneciler tedbir olarak, bazı kurallar koymaya ve ilaç üretmeye başladılar. Fitne ateşinin sönmemesi için, alınan tedbirlere ve aşı olmaya karşı gelenler ve taraf olanlar gibi bir başka fitneyi körüklemekten de geri durmuyorlar.  

Üzülerek ifade edelim ki bu fitneye müslümanlar da bilerek veya bilmeyerek alet olmaktadırlar. Sarımsak haram değildir, lakin kokusu ağır olduğundan Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) “Sarımsak yiyen camiye gelmesin”  “ Hasta olan tedavi olsun” hadisi şeriflerin tedbir maksadıyla söylendiğini anlayanlar, devletin aldığı tedbirlere uymaları gerekir.  Müslüman bilir ki hiçbir tedbir takdiri değiştirmez. Yalan aşılar veya tedaviler, ölüme engel olamadığı gibi, ölüme de vesile değildir. Müslüman takdirden değil, tedbirden sorumlu olduğu inancıyla hareket eder. “Aşılanmıyorum, maske takmıyorum, mesafe kurlarına riayet etmiyorum, aşının faydalı olacağına değil, zararlı olacağına inanıyorum” gibi ve bezeri ifadeler fitne olmasa da, fitne ateşine rüzgâr veya odun olmaktadır.  

Covid-19 virüsü üzerinden fırtınalar kopartanlara soruyorum. Nezle olan bir insan, yanındaki insanla mesafeyi koruyorsa etrafındaki insanlara bulaşmaması için maske takıyorsa, gerektiğinde aşı oluyorsa, nezleden daha ağır bir şekilde bulaşma riski olan COVİD-!9 mikrobuna karşı alınan tedbirlere neden karşı geldiklerini izah edebilirler mi?  Edemezler zira tutarlı bir tarafları yoktur. Bazıları bilerek, bazıları bilmeden Sayın Erdoğan zayıflatmak için bilinçli/bilinçsiz bir bilgi kirliliğine giriştiler.  Önce böyle bir mikrop yok dediler, sonra biyolojik bir silahtır dediler.  İktidarın bu mikroba karşı tedbir almakta geç kaldığını söylediler. Dünyanın birçok ülkesi halkını aşılarken, iktidar partisi halkımızı aşılamak için ilaç bulamadığını, ilaç üretemediğini gibi benzeri söylemlerle, iktidara yıpratmaya çalışıyorlar. Sözünü ettiğimiz bu insanlardan bazıları sosyal medyada dolaştırılan  “İnsanlara zorla aşı yapılıyor” yalanına inanarak,  “Aşılanmıyorum, özgürlüğüme karışırsanız, bir başka gün sizinde özgürlüğünüze karışırlar” tehditlerinde bulunmaları sağduyulu halkımız tarafından tasvip edilmiyor.  Bu beyefendi gibi düşünen beyefendiler, önümüzdeki yıllar için tehditler savurmaya çalışırlarken, daha dün birlikte yaşadıklarımızı unutmasınlar.   AK partisi iktidarında buldukları rahatlığı, yarın bulamayacaklarını düşünerek eleştirilerini yapsınlar. 

  “Mutasyon sırası “insan’ a geldi. Beyninize kayıt da yapabiliyorlar da, silinebiliyor da. Cinsiyetiniz bile. Siz resmen din, ahlak, gelenekten bağımsız” bir Birey’siniz artık. Biyolojik insan” türünden son örnekler olabilirsiniz.” Siz bir GENDER’ siniz.” Bu cümleleri yazan yazar. Covid-19 virüsüyle alakalı yazdığı makalelerinde yapancı kelimeler ve yapancı firma adlarını kullanarak makalesini tat vermeyen bir aşureye çevirerek anlatmak istediğini okuyucularına anlatamıyor. Türkçeyi doğru dürüst konuşmayan bizler,   sayın yazarı anlamakta zorlanıyoruz. Sayın yazar  “ insanların anlayacakları şekilde konuşun” hadisine dikkat ederek yazılarını ve konuşmalarını daha net yazar ve konuşursa, müslümanlara daha fazla faydalı olur düşüncesindeyim. Hiçbir müslüman bana ne diyemez, müslümanlar kenetlenmiş tuğla taşları gibi olduklarından birbirlerinden sorumludurlar.  

 Deprem, sel, yangın, müsilaj, terör, mülteciler, Covid-19 virüsüyle, dış haydutların ve içteki işbirlikçilerin yalanlarıyla, dost bildiklerinin vefasızlıklarıyla, ekonomik ve siyasi baskılarla mücadele ederek, imtihan olan AK partisi büyük bir sabırla ve Yüce Allah’ın izniyle tüm bu olumsuzlukların üstesinden geldi geliyor.  AK partisinin iktidar düşmesi için ülkenin ve milletin başına bela olan musibetlere sevinenler, daha büyük musibetlerin gelmesini isteyenler, bilsinler ki,  beklemedikleri yönden büyük bir hezimete uğrayacaklardır. Ülkenin ve milletin selameti için fiili ve kavli dua yapanlara selam olsun.