OY VERİRKEN NEFSİMİZİ DEĞİL, VİCDANIMIZI DİNLEMELİYİZ.
Tarih: 17.2.2019 10:37:46
Alaettin KÖKSAL

Rahmetli Yunus Emre, bir şiirinde söyle diyor; “ Bir ben vardır bende, benden içeru.” Her insanda var olan, fakat gözle görülmeyen, ıslah olmaya muhtaç bir nefsi, ruhu, kalbi ve aklı vardır. Akıl, vahyin emrine değil de, ben denilen (nefsin) emrine girerse, şeytana asker olur. Nefis imanla, terbiye edilirse ruh ve akıl huzura kavuşur. Ruhun gıdası iman,  nefsin gıdası inkârdır.  

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) insanın vücudunda bir et parçası vardır, bu et parçası düzelirse, bütün vücut düzelir, o et parçası bozuk olursa bütün vücut bozulur” buyurmaktadır. (Buharı) Yüce Allah´ı (CC)  tasdik eden Kalp,  özü itibarıyla ruhani bir varlıktır.  Şerefli olarak yaratılan insanın kalbi, beyni ve midesi, boş ve temiz olarak yaratıldığı halde, daha sonra nefsin tahrikiyle, şeytanların vesveseleriyle, inkâr, şirk, haram gibi benzeri kötü amellerle kirletilen insan, Yüce Allah´a kul olmaktan uzaklaşarak şeytana kul olur.

Kalpleri bozuk olanlar hakkında Yüce Allah (CC)  şöyle haber veriyor; “Gördün mü heva ve hevesini ilah edinen kimseyi, şimdi onun üzerine sen mi bekçi olacaksın? Yoksa onların çoğunu söz dinlerler, akıllanırlar mı sanıyorsun? Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidir. Belki yolca daha sapıktır.( Furkan 43-44)

Rahmetli İmam Gazali, kalpleri üç kısma ayırarak özetle şöyle diyor. “Birinci kalp; Her türlü çirkinliklerden, ahlaksızlıklardan, inkâr ve pisliklerden temizlenmiş takva ehli olan kalptir. Bu kalbe Yüce Allah(CC) rahmetiyle tecelli eder ve huzura kavuşur. İkinci kalp;  Heva ve heveslerinin tesirinde kalarak, her türlü çirkinliklere kapı açarak rüsva olan perişan kalptir. Böyle bir kalbin kapıları meleklere kapanmış, şeytana açılmış olduğundan hak ve hakikatleri anlayamazlar. Üçüncü kalp; Hak ile batılın çatıştığı kalptir. Kalpte iman hâkim olursa, kötülükler kalpten dışarıya atılır. Heva ve hevesler galip gelirse, kötülüklere kapı açılmış olur.” 

 Haram ve helalleri birbirine karıştırarak, Kur´an ve sünnet yolundan ayrılan ve huzursuz olan ikinci ve üçüncü kalbi, birinci kalp seviyesine çıkarmak kulun iradesindedir. Nefsin tesirinde kalanlar, Yüce Allah´a kul olma, O´nun rızasını kazanma yolunda doğru karar veremezler.  Doğru ve isabetli karar vermek için, nefsin emrettiklerini nasuh tövbesiyle terk ederek,  salih amel işlemek suretiyle hak safında yerimizi alarak, sefere çıkanlara destek olmalıyız.

Kalbini her türlü pisliklerden temiz tutmayı başaran insan, tam bir teslimiyetle Yüce Allah´ın koruması altına girmiş olacağından, Yüce Mevla, o insana,  hidayet, feraset, dirayet ve furkan verir. Böyle bir insan, nefsine göre hareket edemez, reyini kullanırken, tercihini yaparken, kişilerin hatalarına bakarak değil, ülkenin ve milletin milli menfaatlerini düşünerek kararını verir.  

Hz. Peygamberleri, kendi kudretiyle ve vahiy ile yetiştiren Yüce Allah,  ehli iman olan insanları da, kıyamette kadar Kur´an, sünnet ve ilham yoluyla yardım eder. Mesela Hz. Musa´nın  (A.S) annesine ilham vermemiş olsaydı, o anne çocuğunu denize bırakamazdı. Yüce Allah´ın ilhamına muhatap olan insan, ferasetli, dirayetli ehliyetli bir şekilde Rabbine teslim olur.  (Taha suresinin 37)

 Yüce Allah´ın sır dolu eseri olan insan, kendini tanıyabilmesi için öncelikle var olduklarına inandığı, velâkin göremediği, tutamadığı kalbini, nefsini ruhunu ve akılını tanımaya çalışmalıdır.  Islah edilmeyen nefis “Ben benim” diyerek, insanın en kıymetli mekânı olan kalbe nüfuz ederse, kalbin kapıları şeytana açılır. Şeytan vesvese silahıyla kalbe girerek, müslümana verilen hidayet, feraset, dirayet melekelerini zayıflatarak doğru karar vermesine engel olur.

Nefsin tesirinden kurtulan insan, Yüce Allah´ın koruması altına girince, kalp ve ruh huzura kavuşur. Kalp hissetmeye, akıl düşünmeye, dil konuşmaya, diğer organlar emredildiği şekilde görevlerini yapmaya başlar. İş böyle olunca müslümanın feraseti, dirayeti ve ehliyeti gelişir. Hz. Peygamberimiz´in (S.A.V.) [“Mü´minin ferasetinden sakınınız. Çünkü o Allah´ın nuruyla bakar”   “ Allah (CC) kulunu sevince, onun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı, hisseden kalbi, tefekkür eden aklı ve konuşan dili olur.”] (Tirmizi, Buharı)

 Yüce Rabbimiz Enfal suresinin 29. Ayetinde şöyle buyurmaktadır; “ Ey iman edenler! Allah´a karşı gelmekten sakınırsanız, size furkan (Hakkı batıldan ayıran bir ölçü) veririm.”   Yüce Allah´a teslim olan insanın tüm organları, kalbi, aklı, ruhu ve nefsi Yüce Mevla´nın kontrolünde olduğundan, yanlış hissedemez, yanlış göremez, yanlış işitemez, yanlış, düşünemez, yanlış iş yapamaz.  Reyini kullanırken, tercihini yaparken ülkenin ve milletin menfaatlerine düşünerek yanlış karar vermez. Ehemi mühime tercih ederek, şer güçlerle ve onların işbirlikçileriyle doğrudan veya dolaylı bir şekilde işbirliği yapamaz. Nefsi mülahazaların ve algı operasyonlarının kurbanı olamaz.

İmanlı ve feraset ehli devlet yöneticileri, halkı samimiyetle dinlemeli, halkın içinde yaşayan İmanlı, ihlâslı, ibadetli, ehliyetli, tecrübeli ve feraset ehli insanların fikir ve düşüncelerini almaya,  onlarla istişare etmeye gayret etmelidirler. Feraset ehli yöneticiler, halkın içinde yaşayan ve kanaat sahibi olan insanları arayıp bulmalıdırlar. Üzülerek ifade edelim ki, bu yolu layıkıyla yapmayan yöneticilerin etrafını, iyi niyet kılıfı altında saklanan zararlı insanlar kuşatarak, yöneticilerin ferasetine engel olurlar.

Meseleyi daha fazla uzatmadan, Cumhur ittifakına karşı kurulan millet ittifakının üç önemli hesabı vardır. Birincisi; 31-Mart-2019 yerel seçimlerinde, cumhur ittifakının toplam oy oranlarını % 50´nin altına düşürmek ve Sayın Erdoğan´ın meşruiyetini tartışmaya açmaktır.  İkinci adım, 01-Nisan-2019 tarihi itibariyle iç ve dış destekli algı operasyonlarıyla, gezi parkı gibi benzeri yasa dışı eylemlerle, ülkenin siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik istikrarını bozmaya çalışmak. Üçüncü adım, cumhur ittifakını bozarak, AK partisini yalnızlaştırmak.

Böyle bir duruma meydan vermemek için cumhur ittifakı, özelikle AK partili yetkililer ve Sayın Erdoğan, millet ittifakının siyasi planlarına, iç ve dış şer güçlerin siyasi ve ekonomik dayatmalarına fırsat vermemek için, güçlü bir meclise sahip olmanın yolunu arayıp bulmalıdırlar. Bugünden itibaren meydanlara çıkacak olan cumhur ittifakının liderleri ve adayları, şu hususa dikkat etmelidirler. Bölücü teröristlerin ve dış şer güçlerin yılarca yapmaya çalıştıkları beka sorunu gibi bir meseleyi gündemlerini almadan, ülkenin sistem sorununu konuşmalıdırlar.

 Miting meydanlarında salon toplantılarında yaptıkları ve yapacaklarını anlatırlarken, milletimizi manevi değerlerimizle, tarihi olaylarla motive ederek %50 oranının üstünde bir desteği almanın çalışmasını yapmalıdırlar. Bu başarıyı sağlayamadıkları takdirde, millet ittifakının algı operasyonlarına, dış ekonomik baskılara ve yeni oluşumlara fırsat vermeden, erken seçime giderek ülkenin ve milletin üzerinde oynanan hain oyunlarını milletle birlikte bozmalıdırlar. Siyasetteki başarının sırrı İman, ilham, feraset, dirayet, ehliyet, cesaret ve tecrübe olduğu unutulmamalıdır.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi