SİYASETNAME VE SİYASET
Tarih: 28.5.2019 09:28:08
Alaettin KÖKSAL

Siyasetnamenin ne olduğunu kısaca tarif edersek;  siyaset bilimini anlatan, devlet yöneticilerine yol gösteren,  canlı cansız tüm varlıklarını nasıl idare edileceğini ve korunacağını ortaya koyan ilkeleri, bir arada zikrederek insanlara rehberlik eden kapsamlı bir genelgenin adıdır.

Siyaset; Devlet işlerini düzenlemek ve yürütmek, insanları, sevk ve idare etmek, maddi ve manevi meselelerine çözüm üretmek, hayvanları ve çevreyi korumaktır. İslam tarihi doğru incelenir ve doğru anlaşılırsa, siyasetin nekadar önemli bir kurum olduğunu kolaylıkla anlamış oluruz. Siyaset insanların yaratılışıyla var olan bir ilim dalıdır. Yüce Allah(CC)  İnsanlara hak ve batıl, helal ve haram diye iki yol göstermiş, tercih hakkını da kullarının cüz-i iradesine bırakmıştır.   

Hak yolu seçen hiçbir müslüman siyasetle(yönetimle) ilgilenmiyorum diyemez. Siyaset İslam dinin yapılmasını emrettiği bir ibadettir. Hz. Peygamberler, aynı zamanda devlet başkanı olduklarından, fiili olarak siyasetle ilgilenmişlerdir. Meselenin ehemmiyetini bilen bir müslüman, siyaset kurumunu kirleden şuursuz insanlara kızarak, siyaset ibadetinden uzak durmaz. Siyaseti kirleden insanların yolunu açamaz.  Siyasetle ilgilenmiyoruz diyenler, isteyerek veya istemeyerek, kendi rızalarıyla, kendileri gibi inanmayan insanların yönetimini kabul ediyorlar demektir.

Yüce Allah (CC) bu hususta şöyle buyuruyor;[“ Biz ona (insana) iki yol, iki amaç gösterdik.” (Belet 10) “Şüphesiz bize ait olan, yol göstermektir.” ( Leyl 12) “Kim ki İslam´dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Al-i İmran 85)]   bu ayetlerden anlaşılacağı üzere insanın önüne iki yol konulmuştur. Birincisi, hak ve helal ikincisi batıl ve haram yoludur. İnsanoğlu iki yoldan birini tercih edecektir. Bu iki yoldan başka üçüncü bir yol yoktur.

Siyaset, cenaze namazı gibi bir farz-i kifaye bir ibadettir. Bir kısım insanlar cenaze namazını kılarsa diğer insanlar cenaze namazından muaf tutular. Cenaze namazı kılınmadığı takdirde, cenaze namazı tüm müslümanların üzerinde farz-ı ayın olur. Siyaset ibadeti de emin insanlar tarafından adil bir şekilde yerine getirilirse, diğer insanlar bu ibadetten muaf olur. Eğer siyaset doğru yapılmazsa, doğru siyaset yapmak, tüm müslümanların üzerine farz ayın olur.  

Hz. Peygamberimiz (S.A.V.)   yönetici olarak atadığı kişilerin öncelikle güvenlik soruşturmasını yaptıktan sonra, yöneticilik hakkındaki fikir ve düşüncelerini alır, daha sonra görevleri sırasında uymaları gereken kuralları en ince ayrıntılarına kadar anlatarak, atamalarını yaparlardı. Bu hususta birçok örnek verilebilir. Hz. Muaz bin cebel´i Yemene vali tayın ettiğinde “ Ya Muaz halkı hangi ilkelere yöneteceksin sorusuna, Muaz şöyle cevap vermiştir; Kur´an ve sünnete göre, Kuran ve sünnete bulamadığımda Kuran ve sünneti temel alarak kendi reyimle diyerek cevap vermiştir.

Kur´an ve sünnet yolunu tercih edenler, tarih boyunca siyasette başarılı oldular. Kuran ve sünnet yolunu tercih etmeyen şer güçler, geçici bir saltanat sürseler de, tarihte zalimlikle anılarak hem dünyalarını hem de ahiretlerini perişan etmişlerdir.  Hak-Batıl, haram-helal arasında sıkışanlar, böyle olur diyerek siyaset yapmaya çalışanlar kendilerine dikkat etmelidirler. Bilelim ki, özden uzaklaşarak siyaset kurumunu çirkinleştirenler hüsrana, siyaset kurumuna sonradan sokulan ahlaksızlıkları temizlemek için siyaset yapanlar, zafere ulaşacaktır. Bu yönde önemli adımlar atıldığına şahidiz.

 Hz. Ali, Mısır Valisi Malik el-Eşter´e ne yapması gerektiği hususunda yazdığı mektup, İslam dininin siyasette ne kadar önem verdiğini gösteren önemli siyasetnamelerden bir örnektir. Hz. Ali  (r.a) Malik´in şahsında tüm yöneticilere şöyle sesleniyordu;  “Bil ki, ey Malik! Seni senden önce adaletle ve zulümle hüküm sürenlerin bulunduğu bir beldeye vali olarak gönderdim. Halka karşı merhametli olmayı, sevgi ve iyilikte bulunmayı kendine şiar edin. Kesinlikle onların malını ganimet bilen yırtıcı bir canavar olma. İnsanlar iki sınıftır: Birincisi dinde kardeşin, ikincisi ise yaratılışta eşitindir.

 Sana en sevimli gelen şeyler şunlar olsun: Hak hususunda orta yolu tutmak, adaleti herkese yaymak ve halkın gönlünü kazanmaktır. Şüphesiz ki; Halk arasında en zararlı olanlar, darlıkta yardımı kesen, ölçüsüz davranan, haksız isteklerinde ısrar eden, ikram edildiğinde teşekkür etmeyen, yasak ve haramlara karşı duyarsız olan, zamanın zorluklarına sabretmeyenlerdir. İnsanların ayıplarını araştıran, yalan konuşan, gıybet dedikodu ve iftira yapan kişileri yakınına yaklaştırma. Vezirlerinin en şerlisi, senden önce şerlilere vezirlik yapanlar ve onların suçlarına ortak olanlardır. Bu tip vezirler sana yakın olmasınlar. Çünkü onlar suçluları ortakları ve zalimlerin kardeşleridir.

Sen, onlar gibi suç işlemeyen, zalimlik yapmayan, günah işleyenlerin günahına yardımcı olmayan, yükünü hafifletecek imanlı, ihlâslı,  ehliyetli, liyakatli kimseleri bulmalısın.  İslam dinine aykırı olmayan, insanların örf ve geleneklerine zarar getirecek yeni kurallar koyma. Yönetimin altında bulunan ülkenin istikrarı için, âlimlerle istişare etmeyi, sahasında bilgi sahibi olan insanlarla müzakerelerde bulunmayı ihmal etme 

Unutma ki, idaren altında bulunan insanlar sınıf sınıftır. Söz konusu insanlar şunlardır. Ülkenin savunmasından sorumlu askerler, halkın asayişinden sorumlu emniyet mensupları,  halkın genel ve özel işleriyle ilgilenen memurlar. Adaletli kadılar. Vergi veren müslümanlar, cizye ve haraç veren zimmîler. Ticaretle uğraşanlar, sanatla ilgilenenler, yoksullar ve fakirlerdir. Meslekleri, meşrepleri, ırkları, dilleri, renkleri ve örfleri bakımından birbirinden farklı insanların bir arada tutacak kardeş yapacak olan, Kur´an ve sünnete bağlı yaşayan adil yöneticilerin olduğunu unutma.

Ey Malik! Şunu bunu gammazlayanın sözüne hemencecik kanma. Çünkü gammaz ne kadar saf görünürse görünsün, hilekâr olduğunu unutma. Sakın insanların iyisiyle kötüsü senin yanında bir olmasın. Zira eşit görmek veya o şekilde davranmak, iyileri iyilikten soğutmaya, kötülere de kötülüklerine devam etmelerine cesaret vermiş olursun. Bölgenin kalkınmasını esas al,  Maddi ve manevi kalkınmaya önem vermeyen memleketlerin hali haraptır,  Halkı sefalete düşüren, zevk, sefa ve servet düşkünü kişileri yönetici tayın etme.

Şüpheye düştüğün konuları ve sana ağır gelen işleri Allah´a ve Resulüne yönelt. Yüce Allah (CC) bu hususta şöyle buyurdu: “ Ey iman edenler! Allah´a ve Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah´a ve Resulüne havale ediniz.” (Nisa 59)

Çiftçileri eğiterek zirai toprakları verimli hale getir.  Vergi toplamaktan ziyade, gözün arazi ıslahında ve ülkenin imarında olsun. Eğer insanlar vergilerin ağırlığından. Suların kesilmesinden, arazilerinin yok olmasından veya susuzluktan dolayı ürünlerinin az olmasından şikâyet ediyorlarsa durumlarının düzeltilmesi için vergilerini hafiflet, bunlar sana zor gelmesin. Hiçbir hilesi olmayan meslek sahiplerini, iş adamlarını yetimleri ve yaşlıları gözet. Allah sabredenlerin yükünü hafifleteceğini bilerek, hiçbir zorluk karşısında geri çekilme, doğru olanı yap.

Zamanın büyük bir kısmını bölgenin maddi ve manevi kalkınmasına hizmet eden insanlara ayır. Diğer kısmını da ihtiyaç sahiplerin, gençlerin ve ihtiyarların umum meclislerine oturup dertlerini dinle. Bu meclislerde seni yaratan Rabbine karşı tevazulu ol.  Ta ki, onlardan konuşmak isteyen senden çekinmeden konuşabilsinler.

Anahtar Kelimeler: SİYASETNAME, SİYASET
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi