SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF.
Tarih: 29.9.2018 20:51:47 / 916okunma / 0yorum
Alaettin KÖKSAL

Suç;  Toplumun ahlaki değerlerine, geleneklerine ve yasalara aykırı olan sözlü ve fiili davranışlara denir. Bir başka ifadeyle toplumun düzenini bozan, kanunlarla cezalandırılan eylem ve söylemlere suç denir. Kanunsuz ceza olmayacağı gibi, Kanunda yazılı olmayan sözlü ve fiili hareketler suç sayılmaz.  Suç; devlete, devletin kurum ve kuruluşlarına, kişiye, topluma, çevreye ve hayvanlara karşı işlenen sözlü ve fiili eylemlerin tamamını kapsar, karşılığı da cezadır.

 Ceza; Kişilere ve topluma karşı yapılan uygunsuz davranışları önlemek ve caydırmak için, suçun niteliğine göre, devletin yasalarla belirlediği, suç işleyenin özgürlüğünü kısıtlayıcı ve sınırlayıcı müeyyidelerin tamamına denir. Dünyada ve ülkemizde işlenen suçların temelinde, biyolojik, fizyolojik ve psikolojik faktörler vardır. Biyolojik faktörü tetikleyen unsurların başında, kalıtsal fikirler, kültürel değerler, aile, çevre ve gelenekler gelmektedir.

 Fizyolojik faktörü etkileyen unsurlar, kişini duyu organlarının, yeterince gelişmemiş olması, bedeni ve ruhsal dengesinin bozuk olması, eğitim ve kültür seviyesinin düşük olması gibi benzeri rahatsızlıklardır. Psikolojik faktörü şekillendiren, besleyerek yönlendiren unsurların başında, geçmişte yaşanılan olumsuzluklar, baskılar, bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanan tutum ve davranışlardır.

Devlete karşı yapılan suçlar af edilebilir cümlesi kusurlu ve muğlâk bir ifadedir. Devlet; milletin emniyetini, sağlamak, düzenini korumak ahlakını muhafaza etmek için millet tarafından kurulan ve saygı duyulan bir yapıdır. Devlete karşı işlenen suçlar, dolayısıyla halka karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmeli suçun af edilmesi doğrudan doğruya millete sorulmalıdır. 

Devletin malını çalan, vergisini vermeyen, devletin kurum ve kuruluşlarına zarar veren, milli servetini yakan, talan eden, mesaisine riayet etmeyen, kanun ve nizamlara uymayan, haklı olanın hakkını vermeyen, rüşvet alan ve benzeri işlerlerle suç işleyenler devlete karşı suç işledikleri düşüncesiyle af edilemezler.

Devletin malını çalmayan vergisini veren, rüşvet almayan, milli servete zarar vermeyenin adı iyi vatandaş olsa da, suç işleyenlerin af edilmesi karşısında enayi vatandaş olmaktan kurtulamıyorlar.

Kişinin diğer bir kişiye karşı işlediği suçun cezasını devlet değil, ilgili kişilere sorularak cezası verilmelidir. Kasten veya hatalı öldürmelerde devlet af yetkisini kullanamaz. Bu suçlarda kasıt varsa kısas veya diyet, kasıt yoksa diyet cezası uygulanır, af, kısas, diyet maktulün mirasçılarına bırakılmıştır.  Kişilerin ve toplumun ahlakını bozan zina, tecavüz, iftira, içki, hırsızlık, isyan, yol kesme, dini değerlere hakaret etme, fitne ve fesat çıkarma suçlarını işleyenlere, belirlenen cezaları devlet uygulamaktan çekinmemeli ve af kapsamına almamalıdır.

Çevreye ve hayvanlara karşı işlenen suçlar, doğrudan ve dolaylı bir şekilde topluma karşı işlemiş suçlar kapsamındadır. Kasıtlı olarak orman yangınları çıkarmak, çevreyi kimyasal atıklarla ve çöplerle kirletmek, hayvanlara eziyet ederek topluma özelikle gençlerimize kötü örnek olmak suretiyle, gençlerimizin vicdanlarını katılaştırmak, adeta robot haline getirmeye vesile olduğundan,  hayvanlara karşı yapılan suçlar da topluma karşı yapılan suç niteliğindedir.

Ceza verirken ve af ederken, toplumu rahatlatacak ölçü hakkaniyettir. Hakkaniyet; Hak ve adalete uygun olarak hareket etmek, doğruluktan, dürüstlükten ve adil olmaktan ayrılmamaktır. Af etmek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Had, kısas, diyet gerektiren suçların haricindeki suçları devlet affedebilir. 

Devletin af edeceği suçlar hususunda bazı kurallar vardır. kişileri, aileleri ve toplumu ilgilendiren ve sonuçları ağır olan suçları, ilgili kişilere, ailelere ve topluma sormadan af edilirse, toplumun sosyal dokusunu bozar, adalet mekanizmasını zayıflatmış oluruz. Kişiye ve topumla kalıcı zararlar vermeyen hafif suçlar af kapsamına alınırken suç işleyenin niyeti dikkate alınmalıdır. Mesela hırsızlık yapan bir kişi işlediği suçu açlıktan mı yoksa zevkten mi yaptığına bakılmalıdır.  Suç işleyenin pişman olması suçu işlediği kişiden ve toplumdan özür dileyecek bir erdeme sahip olup olmadığı araştırılmalıdır.

Adalet; Hak ve hukuku gözeten ve yerine getiren, haklı ile haksızı ayırt eden toplumu dengeleyen, yani dağ başındaki çobanla devletin başında olan devlet başkanını kanun önünde eşit tutan bir sistemin adıdır. Bir başka yönüyle hizmetin karşılığını adil bir şekilde dağıtan, yani ağır sorumluluk taşıyan ile hafif sorumluk taşıyanı, masa başında çalışanla yerin altında çalışanı, teröristle mücadele eden ile düşmanla savaşını dürüstçe değerlendiren güçlü ve tarafsız kurumun adıdır.

Rahmetli Mevlana´ya adalet ve zulüm nedir sormuşlar. Adalet meyve ağaçlarını sulandırmak, zulüm dikenleri sulandırmaktır. Adaleti bilmeyen kişi, kurt yavrusunu emziren keçiye benzer, emzirip büyüttüğü kurt yavrusu gün gelir, onu da paramparça eder.

Yüce Allah (CC) nisa suresinin 135. Ayetinde şöyle buyurmaktadır. “Ey iman edenler! Kendiniz ana babanız ve en yakınlarınız aleyhin de olsa da Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar adaletten ayrılmayın, çünkü Allah her ikisine de yakındır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın.”

Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmaktadır. “ Kıyamet gününde Allah Teâlâ´ya en yakın olanlar, adaletçi idarecilerdir. Allah Teâlâ´ya en uzak olanlar zalim idarecilerdir.” (Tirmizi)

Anahtar Kelimeler: CEZA, ADALET, HAKKANİYET
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Bugün
11 °C
Pazartesi
10 °C
Salı
9 °C
Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi