TARİHİ İRAN DEVLETİNİ YÖNETENLER NEYİN PAŞİNDE
Tarih: 18.10.2016 11:44:14
Alaettin KÖKSAL

         Türkiye cumhuriyeti devleti ve halkı olarak, Merhum Humeyni´nin önderliğinde, İran halkının Şah Rıza Pehlevi´ ye karşı verdikleri mücadeleyi yürekten destekledik.  Müslüman Türk milleti olarak, tarih boyunca mazlumların ve mağdurların yanında yerimizi alırken onursuz bir siyasi beklenti içinde olmadık.

Irkçı Siyonistlerin ve onların gönüllü hizmetkârı olan Başta Amerika´nın ve diğer şer güçlerin, İran´a ve diğer İslam ülkelerine yaptıkları, insanlık dışı siyasi ekonomik ve askeri zulümlerine karşı,  haklı olanların yanında yer almaktan çekinmedik. Şer güçlerden gelen siyasi ve ekonomik baskılara boyun eğmedik.

Her şart altında hakkı üstün tutmanın izzet ve şerefini yaşadık ve yaşayacağız. Şer güçlerin körüklediği İran Irak savaşında, İran tarafını tutuk. Nükleer enerji konusunda İran´ın yanında yer aldık. Bu gibi ve benzeri desteklerimizi verirken Şii, suni ayırımı yapmadık. Sadece haklı olanın yanından yer aldık haksızlık yapanların karşısında onurlu bir şekilde durduk.

 İsrail devleti başta olmak üzere, Amerika ve diğer batılı ülkelerin,  İran devletine karşı yaptıkları, haksız siyasi ve ekonomik ambargolara, askeri tehditlere karşı, İran devletinin haklılığını, her platformda seslendirerek yanlarında yer aldık. Hal ve gidişat böyle olduğu halde üzülerek ifade edelim ki, İran devletinin yetkilileri, Irak ve Suriye meselesinde, mezhepsel bir yaklaşımla Türkiye gibi bir dost devleti her zaman istismar ettiler. Müslümanları birbirine kırdırmak için Suni, Şii ayırımı yapmayan, İslam dünyasının düşmanı olan şer güçlerle işbirliği yaparak, Türkiye´nin bölgesel gücünü kırmak için ellerinde gelen her türlü işbirliğini yapmaktan çekinmediler.

Görünüşte, ileri derecede Ehlibeyt sevdalısı olan İranlılar, her ne hikmetse, İslam dünyasına mezhepsel üstü bir anlayışla yaklaşmak yerine,  Tüm Müslümanların gözbebeği olan Hz. Hüseyin´in vahşice şehit edildiği Kerbela hadisesini suni Müslümanlara mal ederek intikam alma hırsıyla her fırsatı değerlendirmekten kaçınmadıklarını görmekteyiz. Hiç kimse olayları çarpıtmaya kalkışmasın,  Hz. Ali efendimizi ve Hz. Hüseyin´i Irak´a davet ettikleri halde sahip çıkmayanların kimlerin olduğunu çok iyi araştırarak konuşmalıyız.  

 Ehli beyt gibi yaşamayan, onlar gibi merhametli ve cömert davranmayıp suni Müslümanlardan intikam almak için hareket edenler, şeytanı güçlerin ateşine odun taşıdıklarını geç kalmadan anlamalıdırlar. Ehli beyt sevdalısı olanlar, Peygamberimiz Hz. Muhammed´in (sav) eşleri tüm Müslümanların anası olduğu ayetle sabit olduğu halde, Hz. Ayşe anamıza, Hz. Ömer´e ve diğer sahabelere düşman olamazlar. İran halkını ateşperestlikten kurtarıp İslam´la müşerref olmalarına en büyük katkıyı sağlayan Hz. Ömer´in olduğunu bilen İranlıların, Hz. Ömer´e (r.a) düşman olmaları çok manidardır.    

Günümüze gelince, hala tarihi bir intikam hırsıyla ve mezhepsel bir yaklaşımla Irak´ta, Suriye´de ve diğer İslam coğrafyalarında şer güçlerin fitne ateşiyle yapılan acımasız katliamlara ve vahşetlere hiçbir Müslüman alet olamaz. Şer güçler tarafından kurulan ve desteklenen Şii, Suni, dinsiz, imansız, ateist ve ırkçı terör örgülerini İslam ülkeleri kendi içinde barındırmaz ve destek vermezlerse, zalimlerin İslam coğrafyasında tutuşturdukları fitne ateşini kolaylıkla söndürmüş olurlar.

 Zalimlerin kirli vesayet savaşlarına alet olan,  terör örgütlerinin karşılıklı olarak öldürdükleri, Suni, Şii, Türk, Kürt, Arap için, zafer işareti yapıp cesetlerini çiğneyen bu alçak provokatörlere, aklı başında hiçbir Suni, Şii, Türk, Kürt, Arap onay vermez veremez.  

Beş bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan bir İran; Iraklıların davetine icabet eden ve Yezit´in talimatıyla Kerbela´da alçakça şehit edilen Hz. Hüseyin´in intikamını mezhepsel bir anlayışla suni Müslümanlardan almaya kalkışmaları veya düşünmeleri ne insanı, ne dini ve nede tarihi olaylar bakımından doğru bir anlayış değildir.   Ehlibeyti sevmek, onlara yapılan haksızlıkları onaylamamak Şiilerin özel bir hakkı değildir.  

 Suni dünyası, yeter artık diyerek;  Hz. Ali´yi (r.a) ve Hz. Hüseyin´i (r.a) ırak´a davet edip sahip çıkmayan ve tarih boyunca istismar eden Şiilerden hesap sormaya kalkışılırsa, meydana gelecek olan mezhep savaşından, kimlerin karlı çıkacağını suni dünyası bildiği halde, neden Şia dünyası, özelikle İran anlamak istemiyor?

Fitnenin korkusuzca İslam dünyasında kol gezdiği, şiddetini artırdığı bir dönemde Müslüman devletler birbirileriyle daha fazla iş birliği yapmaları gerekirken, İslam dünyasının Suni ve Şii âlimleri bir araya gelecekleri yerde şer güçlerin fitne ateşine benzin kovası olmaları aklı başındaki Suni ve Şii Müslümanların gönlünü yaralamaktadır.

Şer güçlerin tutuşturduğu fitne ateşini Şii ve Suni dünyası birlikte söndürmezlerse, bu fitne ateşi çok daha Müslüman´ın canını yakacaktır. Şeytanı güçler Suriye´yi ve Irak´ı şimdide Musul bölgesini oldubittiye getirerek bir mezhep çatışmasına sebep olacaklarını anlatmaya çalışan Türkiye´yi;   Şer güçlerin ve İran´ın ağzıyla tehdit etmeye kalkışan Irak´ın Başbakanı Haydar İbadi aklını başına almalıdır.  

Yeri gelmişken şu soruyu soralım; Yılardır Filistin halkını istismar ederek, İslam dünyasının gönlünü kazanmaya çalışan İran, İsrail´in Filistinlilere yaptığı saldırılara karşı suya sabuna dokunmayan konuşmalardan başka bir şey yaptı mı?  Irak´a Suriye´ye ve Yemen´e gönderdiği Şii milislerini İsrail”e gönderebiliyor mu? 

Koalisyon güçleri DEAŞ bahanesiyle Musul şehrine Türkiyesiz girmeye çalışırlarken, bu hassas günler de, Şia´nın dini liderlerinden olan Beni Sadr´ın Türkiye karşı Şii milisleri meydanlara çağırması, şer güçlerin fitne ateşine körük olmaktan başka ne işe yarayacaktır.  Şer güçlerin işine gelen böyle bir çağrıyı hiçbir Müslüman din adamı yapmaz, yapamaz.  Müslüman´ın Müslüman´ı tehdit etmesi ve işini zorlaştırması zulümdür. Herkes aklını başına almalı İslam dünyasının siyasi ve dini liderleri, aydınları, şer güçlerin fitne ateşini söndürecek olan her türlü ırk, renk, dil ve mezhep çatışmalarını körükleyecek eylemlerden ve beyanatlardan şiddetle kaçınmalıdırlar.

 İslam ülkeleri arasında problem olmamalıdır. Bir mesele varsa kendileri oturup hal etmelidirler. Batılı devletleri kendi içmeselelerini karıştırmamalıdırlar. Bu ifadeler sözde kalmamalıdır. Allah göstermesin, Siyonist güçler ve onların maşası olan Amerika ve batılılar, İran´a saldırırlarsa, hangi Müslüman bu çirkin saldırılara oh iyi oldu diyebilir. Dün İsrail´e karşı direnemeyen Suriye yönetimi, bugün kendi vatandaşlarına, Siyonist Yahudileri ve Amerikalıları aratmayacak şekilde zülüm yapmasını hangi Müslüman onaylayabilir.

Suriye ve Irak´ta mezhepsel düşüncelerle katliam yapanlara göz yumanlar, Allah göstermesin, yarın kendi ülkelerine karşı iç ve dış bir saldırıya uğrarlarsa, kimden yardım isteyeceklerdir.  Müslümanın Müslümandan başka dostu var mıdır? İran yönetimi, Türkiye ile işbirliği yaparak, İslam dünyasında akan kanı durdurmaya çalışmazlarsa kendilerini “İran İslam Cumhuriyeti” olarak tanıtmalarının hiçbir anlamı olmayacaktır.

Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
mustafa kocoglu
2.11.2016 13:53:33
iran devletini elestirelim.ONDAN ONCE BU ULKEMIZI IDARE EDENLERIN ISLAM ULKELERININ BIRLIKTELIGI ILE ALAKALI YAPMADIKLARINI YAZARSANIZ ADALETLI BIR YAZI OLUR:SIZE ERBAKAN HOCAMIZIN 11 AYLIK IKTIDARINI ORNEK VEREBILIRIM.MESELEYE TEK TARAFLI BAKMANIZ UMMET ICIN HAYIRLI OLMAYACAGINI BILDIRMEK ISTERIM.
Yazarın Diğer Yazıları
NİYET HAYIR, AKIBET HAYIR. (02 Eylül 2019 - Pazartesi)
MUHTEREM DEVLET BAŞKANIM. (20 Ağustos 2019 - Salı)
SİYASETNAME VE SİYASET (28 Mayıs 2019 - Salı)
DOSTUN ATTIĞI GÜL YARALAR BENİ (09 Mayıs 2019 - Perşembe)
ABD, SURİYE DEN ÇEKİLİYOR MU? (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
MARİFET İLTİFATA TABİDİR. (20 Kasım 2018 - Salı)
SUÇ VE CEZA, ADALET, HAKKANİYET VE AF. (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
MÜSLÜMAN MİLLET, ZALİMLERE BOYUN EĞMEZ. (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KUR´AN RAFTAN İNMELİ MASAYA HÂKİM OLMALI (04 Ağustos 2018 - Cumartesi)
KADERE İMAN EDEN, KEDERDEN EMİN OLUR. (29 Haziran 2018 - Cuma)
SABIR; BARIŞA VE ZAFERE AÇILAN KAPIDIR. (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
NANKÖR SİYONİSTLER OSMANLIYA BİTTİ DİYEMEZ! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
“MARUL 50 KURUŞ” (09 Temmuz 2017 - Pazar)
ENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN EVET (04 Mart 2017 - Cumartesi)
TESETTÜR YÜCE ALLAH´IN EMRİDİR. (11 Eylül 2016 - Pazar)
ER REFİK KABLE´T TARİK (06 Mayıs 2016 - Cuma)
ÖZGÜRLEŞMENİN YOLU ŞEFFAFLIKTAN GEÇER (30 Nisan 2016 - Cumartesi)
İSLAM DÜŞMANI İMANSIZLARDAN DOST OLMAZ (16 Mart 2016 - Çarşamba)
EY MANAHO YÜRÜYEN MAKRİ İNSAN! (24 Aralık 2015 - Perşembe)
AĞIR MAKALE (2) (11 Ekim 2015 - Pazar)
DÜŞÜNEBİLEN İÇİN, AĞIR MAKALE (1) (03 Ekim 2015 - Cumartesi)
RÜZGÂR EKEN FIRTINA BİÇER. (26 Temmuz 2015 - Pazar)
SABRIN SONU SELAMETTİR (29 Ocak 2015 - Perşembe)
YILIN SONU, YILIN BAŞI NASIL KUTLANMALI (28 Aralık 2014 - Pazar)
ZİNANIN HER TÜRLÜSÜ SUÇ SAYILMALIDIR. (22 Eylül 2014 - Pazartesi)
SAADET PARTİSİ KENDİNE YAZIK EDİYOR. (29 Temmuz 2014 - Salı)
EY ÜMMET-İ MUHAMMED! (24 Haziran 2014 - Salı)
BAŞI DUMANLI TÜRKİYEM (29 Mayıs 2014 - Perşembe)
MİLLETİN SEVDİĞİ DÖRT SİYASİ LİDER, (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
BAŞBAKAN?IN YANINDAYIM. (19 Ocak 2014 - Pazar)
İNSAN ŞEREF VE ONURUNU KORUMALIDIR. (07 Mart 2013 - Perşembe)
EY SİYONİSTLER! DÜNYAYI SAHİBSIZ SANMAYINIZ. (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
KÜRT KARDEŞLERİMLE HASBİHAL (15 Kasım 2012 - Perşembe)
KİBİR KULESİ, TEVAZU OVASI.. (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Siyaset alanında derin hareketlenmeler (03 Ağustos 2012 - Cuma)
İnsan Hayatı Nehir Gibidir (01 Temmuz 2012 - Pazar)
Lafla Peynir Gemisi Yürümez (24 Nisan 2012 - Salı)
Ben de 28 Şubat Mağduruyum (08 Mart 2012 - Perşembe)
Müslümanlar Nerede Nasıl Vuruluyor? (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Ben Köyümü Seviyorum (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

Trabzon için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:51 07:37 12:34 14:54 17:13 18:46
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

 

/resimler/2015-5/15/1603147087579.jpg
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi