İlçemiz Taşkıran Mahallesinden Faruk Ağırman'ın ani vefatı sonrası Çaykara İlçesi göz yaşlarına boğulurken Trabzon'da ikamet eden Erdal Şahin'den duygu yüklü bir mesaj geldi.
Eğitim Camiasının yanı sıra Taşkıran Mahallesi ve Çaykara İlçesinde herkes tarafından çok sevilen ,tertemiz yüreğinin yanı sıra sıradan saf ve tabiri caiz ise hiç kirlenmeyen pırlanta gibi yüreği ile insanların yüreğinde taht kurmayı başaran Faruk Ağırman'ın ani vefatı Çaykara İlçesini göz yaşlarına boğmuştu.
Çaykara İlçesinin her gelişmesini çok yakından takip eden ve Trabzon'da Çaykara İlçesinin en sevilen isimleri arasında gösterilen Erdal Şahin,yayınlamış olduğu duygusal bir mesaj ile insanların duygularına tercüman oldu.
İşte o duygu yüklü mesaj…
Köyümüz bugün en masum yüreğini, en temiz insanlarından birini Faruk Ağırman'ı kaybetti. Bu sadece bir vefat değil; bu, bir köyün neşesinden, samimiyetinden, içtenliğinden bir parça eksilmesi demek…
Faruk abi… Onu anlatmaya nereden başlasak eksik kalır. Çünkü o, kelimelere sığmayacak kadar güzel bir insandı. Köyün her derdine koşan, kimse "gel" demeden orada olan, birinin yükü ağırsa omuz veren, birinin gönlü kırılmışsa ilk teselli eden oydu. İyilik onun için bir görev değil, adeta bir yaşam biçimiydi. Sanki bu dünyaya kırmaya değil, onarmaya gelmişti…
Neşesi bambaşkaydı Faruk abinin… En zor anlarda bile bir tebessüm bırakırdı insanların yüzüne. Şakalarıyla, takılmalarıyla, o kendine has sıcaklığıyla herkesin gönlünde ayrı bir yer edinmişti. İnsanlara takılırdı ama asla incitmezdi; güldürürdü, düşündürürdü, ama en çok da sevdirirdi kendini… O yüzden bugün köyde sadece bir insan değil, bir gülüş eksik…
Dürüstlüğüyle tanınırdı. Sözü sözdü. Gönlü zengindi, kalbi tertemizdi. Kimseyi ayırmaz, herkese aynı samimiyetle yaklaşırdı. Onun olduğu yerde güven vardı, huzur vardı. Böyle insanlar kolay yetişmiyor, yetişse de kolay bulunmuyor…
En büyük acıyı ise şimdi kardeşi Yaşar yaşıyor… Çünkü Faruk abi onun sadece kardeşi değildi; sırdaşıydı, yoldaşıydı, en büyük dayanağıydı. Birlikte gülüp birlikte dertleşen iki canın biri şimdi eksik… Yaşar'ın yüreğinde açılan o boşluğu hiçbir şey dolduramayacak belki ama Faruk abinin hatıraları, o güzel anılar hep onunla yaşayacak…
Ve belki de en çok içimizi burkan şey… Giderken bile son şakasını yapmış olması… Sanki "üzülmeyin" der gibi, "ben yine güldürürüm sizi" der gibi… Belki de şimdi, o şakalaştığı dostlarının yanında; Ekrem'ine, Kemal'ine, Mevlüt'üne kavuştu… Kim bilir, belki yine bir köşede gülüştürüyor onları…
Ama burada, bu köyde… Onun yokluğu çok derin hissedilecek. Kahvede, sokakta, bir selamda, bir şakada… Her yerde bir eksiklik olacak. Çünkü Faruk abi, sadece bir insan değildi; bir ruhtu, bir neşeydi, bir iyilikti…
Rabbim mekanını cennet eylesin… Geride bıraktığı herkese sabır versin… Bizlere de onun gibi güzel insanları unutmamayı, onların izinden gitmeyi nasip etsin…
Hoşça kal Faruk abi…
Sen bu köyün en masum, en güzel yüreğiydin…
Ve hep öyle hatırlanacaksın…