Bir Göç Hikayesi-1

ÇAYKARA 2.04.2012 10:22:00 0
Bir Göç Hikayesi-1
Değerli okuyucular..

Sitemiz, hemşerilerimizin yapacakları her araştırmaları yayınlama ve insanlarının hizmetine sunmayı amaç edinmiştir. Tarih araştırmalarının değişmez ilkelerinden tarafsızlık ve nesnellik ilkeleri ışığında, Yine toplumsal bir görev olarak, Toplum üzerinde gerçek kaynaklara ve belgelere dayalı bir Tarih bilinci oluşturma çabasında olacaktır. Burada yayınlanan derlemenin sahibi eser hakları mahfuz kalmak ve tüm sorumluluğu kendine ait olmak üzere, ? Çaykara?dan göçler? ile ilgili araştırma yapan Çaykara?dan göç eden bir ailenin çocuğu olan şu anda Van Özalp Emek köyünde ikamet eden Nihat ÖZBAY?ın yaptığı araştırma yazısını bölümler halinde yayınlıyoruz.

1.Bölüm

BAŞLARKEN

Bu yazı dizime başlarken ilk olarak göç nedir? Göçlere sebep nelerdir onlardan bahsedeceğim

Göç Bir ailenin veya bir topluluğun bir yerden başka bir yere gitmesi demektir.

Göçe Sebep Nedir?

Deprem, heyelan, kuraklık, taşkın, sel, çığ gibi doğal yıkımlar göçlere neden olmaktadır.

Doğal yıkımlardan zarar gören insanlar bulundukları yerleri terk ederek koşulları daha iyi olan yerlere göç ederler. Tıpkı bizim gibi Karadeniz?den Kalkıp daha iyi bir hayat ve daha güzel bir yaşam için göç ettiğimiz Van ili Özalp ilçesine

Savaşlar, işgaller, devrimler, terör olayları veya dini olaylar göçlere neden olmaktadır.

Ekonomik Nedenler

Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu bölgelerde iş olanaklarının az olması, göçlere neden olmaktadır. İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere iş gücü göçü denir. İş gücü göçleri mevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir.

Oysa bizim göç hikâyemizde yukarıda bahsettiğimiz olaylardan sel verişsizlik yoksulluk topraksızlık gibi olaylar sebep olmuş

Bir yörenin göç?e maruz kalmasının sebepleri o yörenin tarihçesi, coğrafyası doğal yapısı ve çevresi ile ilgilidir. İşte Çaykaranın yapısı da göç vermeye müsait olduğu için Trabzon Çaykara ilçesinde ilk göçü 1917 yılında vermiştir. Bu bir göç değil sürgündür aslında. Çaykara ilçesinde bazı köyler ve kabileler vergileri ödemedikleri için devlet tarafından sürgün edilmişler. Ama bu sürgün olayı bu gün ki Van, Hayat, Muş, Çanakkale illerine göç edenlerle bir alakası yoktur.Aksine bu göç emek kavgasını göçü, bu göç çaresizliği işsizliğin ve topraksızlığın göçüdür. Bazı kaynaklarda bu illere göç eden insanların sürgün edildiklerini bu asla bir sürgün değil bu asılın bir hayatın yeniden başlamasıdır. Şimdi asılı göç hikâyesine başlamadan hikâyemize1929 yılında başlayan ve Trabzon çaykara ilçesi kaplayan o büyük felaket senesinde başlamak istiyorum asıl göçün kaynağı da o yıllardır. O yılları bir şiirle anlatan Mahmut Kemal Poyraz sel büyüklüğünü ve çekilen açıları şu mısralarla anlatmıştı.

Çalındı güzel borular

Gitti dereden köprüler

Yıkılıp kesildi yollar

Herkes yerinde kalmıştır

Kimiler gıdasız kaldı

Kimiler tarlasız kaldı

Kimiler iskânsız kaldı

İdareyi şaşırmıştır

Van`ın gölü gibi oldu

Altı saat aktı doldu

Tamam, yarı gece oldu

Deniz haline gelmişti

Çok evleri gitti sele

Tehlikeli zade ile

Baki kalan evler bile

Üst taraftan patlamıştır

20 Ağustos1929

Mahmut Kemal Poyraz

(1912-1988)

Bu büyük afetin artın başlayan göç yılları1965 yılına kadar devem etmiş ve devlet Çaykaralını yarasını göç etmekle sarmaya çalışmıştı. Oysa devlet bu yarayı sarayım derken yaralı insanlara yeni bir yara açmıştı. Memleket hasreti işte bu memleket hasreti ile yanan Özalp ?lı Çaykaralıların Hayat Hikâyesi

 

ÖZALP?DAKİ KARADENİZLİLER

Çaykaralı Gurbetçilerin Özalp?teki Tarihçeleri

Özalp?teki Çaykaralıların Hikâyesi 1960 öncesi yıllara dayanmakta olduğu ve Trabzon ?un Çaykara ilçesinin çeşitli zamanlarda sel felaketine maruz kaldığı herkesçe bilinmemektedir. İşte bu felaketlerden biriside 1950 yılının sonunda oldu.

EMEK KÖYÜ (15 Haziran1965)

Ey çaykaram bakamadın bana yokluk büktü belimi kaldım senden uzakta bize de bir mezar yeri ayır döneceğiz bir gün sana deyip çok sevdikleri memleketlerinde heyelan yüzünden Van?ın Özalp ilçesine göç eden düz bir ovada kurulan bir köydür emek köyü.

Yetmiş beş haneli emek köyü Özalp ilçesine 7 km uzaklık da ve güneyinde yer alan Gül tepe E.Eski emek köyü Bağrı açık köyleri ile Saray ve Gürpınar ilçelerinin köy yollarını içinden geçtiği bir yerleşim merkezi olan EMEK KÖYÜ 14.024.000dönümlük bir arazi üzerinde yer alır. İlçeye iki yol ile bağladı. Bir asfalt diğeri ise şoke yol ile emek pir kal (Boyaltı) köyünden Van asfaltın asarı köy (Mirkevi)köyü yolu ile kapı köy asfaltına ulaşmak mümkündür. 2000nüfus sayımına göre toplam nüfusu 295kişidir.

Emek köyünü kuruluşu pek uzun yıllar dayanmaz. Trabzon Çaykara ilçesi Uzungöl, Baltacılı, Yeşilalan ve Haros köylerinde imar iskân bakanlığı tarafından bu günkü köyünün bulunduğu arazi üzerine iskâna tabi tutulmuşlar.15 Haziran 1965yılından bu yana alın terleri döktükleri bu bereketli topraklara büyük bir emek verdikleri için köylerine Emek ismini vererek bu isime layık olmanın cehdiyle çalıştılar. Ata toprağından koparak yâd ellere beş parasız gelip yeni bir köyü hayat vermek kolay bir şey değildi. Ama azimle çalışarak bunu başarmışlardır. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yetişen ürünler başlıca buğday ve arpa ile hayvanlarına yedirmek amacı ile yeteri kadar korunga yonca evlerini ihtiyacını karşılamak amacı ile bahçelerin de Mısır, Karalâhana, fasulye, patates, Marul, Maydanoz, havuç vb gibi bostan ürünleri ile evlerinin ihtiyaçları karşılamaktadırlar. Yeni başlanan uygulamayla seracılık da ise domates, biber, salatalı, patlıcan, vb gibi ürünleri yetiştirilmesine de başlanmıştır. Ayrıca Köy ilçede en çok ağaç bulunan köydür bu ağaçların çoğu meyve ağaçtır. Erik, Kayısı. Elma. Armut, ceviz Vb gibi ağaçlar ile çilek yetiştiriciliğine başlamıştır. Köyde tarım moderni araçlarla yapılmak da olup tarımda 22 adet traktörün bulunduğu köyde ziraat modern usullerle yapılmaktadır. Tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da büyük baş hayvancılık ön planda yer almaktadır. Emek köyü dışarıdan bakıldığı zaman yeşil bir cenneti bahçesi gibi görünür. Köyde üç fidanlık bulunmakta bunlar biri Eşref BİTLİS fidanlığı diğeri Cevher DUDAYEV Fidanlığı ile çam ağacı fidanlığı adı ile yeşillendirme alanında bir örnek ifade eder.

Özalp?lı Karadenizlilerin hayat hikâyesi aslında 1929 yılında seller senesi ile başlar. Trabzon Çaykara ilçesinde o yıl yağan yağmurlar çok hasar ve can kaybına sebep olur


SELLER SENESİ 6TEMMUZ 1929 (Pazar)

Bu sel felaketi, gündüz yağmur saat 15.00 sıralarında başladı. Akşam 19.00 da şiddetini artırdı. Aralıksız 3 gün 3 gece gök boşalırcasına yağan yağmur evlerin ve arazinin % 80 nin sürükledi. Hane, değirmen, dükkân ve cami kalmadı. Zeno karyesi 11kubbeli cami-i şerifi yıkıldı. O anda camide 50 kişi namaz kılıyordu. Solaklı deresi baraj haline geldi. Ne varsa denize sürüklendi. Çok sayıda insan hayatını kaybetti. Dağları siyah bir bulut kaplamıştı. Kıt akan ırmaklar nehir haline gelmiş. 150 senelik gürgen ağacını götürmüştü. Birkaç köyün dışında bütün köyler belirsizdi. Yaz mevsimi olması itibari ile nüfus yaylalarda idi. İnsan kaybı daha az oldu, çok sayıda hayvanın telef olması da önlenmiş oldu

Çaykara?da ve Sürmene de Of?tan farklı değildi. Aynı sel felaketi buraları dayanmıştı. Halk çaresizlik içinde kıvranıyordu. Barınacak ev yok, yiyecek yok. Giyecek yok. Hiçbir şey yok. Ulaşım yapılamıyor.

Selden en fazla etkilenen yerlerin başında Günebakan (Zonozona), Akköse (Zeno),Yenice (Marladas), Tüfekçi (Arşela),Ormancık (Makidanos),Dernekpazarı, Gülen (Visir) gelir. Söylentilere göre 4000 ölü vardı.



SEL SONRASI GÖÇ Hareketleri 1929-1965 tarihleri (Kaynak Ömer Yakup KADIOĞLU)

Sel Sonra Mübadele sonrası boşalan Maçka ilçesinin köylerine yerleştirildi.1937 de Maçka?da 290 nüfus vardı. Of?un Kadahor beldesi yerleşti. 1929 yılında meydana gelen bu afet yıllarca kayan bir yara haline gelmiş ve yetkililer yıllarca bu yarayı sarmaya çalıştılarsa da bir türlü bu yaraya çare olmadılar. Son olarak Çaykaranın köylerinde bir kısmı il dışına Çanakkale, Konya Eskişehir, Hatay(Kırıkhan)a yerleştirildi Kararına varmışlar (15 Haziran1965)

Devlet Bu defa Çaykaralıların yarasını sarmakta karalıydı. Çaykara?nın üç köyünde sel zarar verdi. Bu köyler Ulu cami( Zeno)şahin kaya (Şur) Kabataş (fotinos) köyleridir. Bu köylerde muhacir yazışmaları başladı. Bazıları bu işe inanmamış, bazıları inanmış, bazıları ümitli, bazıları ise bu olaya karamsar bakmışlar. Sonunda iş bir neticeye varmış. Ve köylülere sunulan iller arasında Hatay Kırıkhan Çanakkale Gökçeada, Eskişehir, Konya gibi yerler seçenek olarak verilmişti. Zeno,Şur,Fotinos köylülerinin 408 hane olarak Hatay Kırıkhan?a 408 evler mahallesini beğenmişler. Bir kısmı Çanakkale Gökçeada ya yerleşmeye karar vermişler. Göç projesini umutluğu gibi gitmedi zarar görenlerin bazıları ata topraklarından ayrılmayıp açlığı, yoksulluğu, işsizliği ve en önemlisi topraksızlığı kabullenerek sunulan göç projeni ret ederek gitmekten vazgeçtiler. Bu durum karşısında göç projesini hazırlayan yetkililer açık kalan 205 hanelik eksik kalan kontenjanı doldurmak için Çaykara ilçesine bağlı diğer köylerden Muhacir olarak gitmek isteyen olur diyerek o zamanın yetkilileri ile duyuru yapmışlar. Bunu üzerine Çaykara ilçesine bağlı Yeşilalan Baltacılı ve uzungöl (şerah) Haros köylerinde 205 hane olan açık toplanmaya başlandı. Yazılan köylüler bu bir umut kapısı yokluğun bitişi ve en önemlisi 200 -250 dönümlük bir arazinin hayali oldu ve yazışmalar başlandı. Asıl göç yeri Eskişehir idi. O döneme İsmet İnönü`nün Başbakan, . Ferit Melen Kabinelerinde, Parlamento dışından, Maliye Bakanı olarak yer aldı. (7 Haziran 1964) Ferit Melen Karadeniz ziyareti sırasın da dağların taşların tepesinde çalışan insanları gördüğünde bu insanların çok çalışkan olduğunu inanır ve Eskişehir?e göç edecek olan Çaykara ilçesizindeki muhacirlerin Van ilinde Özalp ilçesine yerleştirmeyi hükümete sunar. Çıkan Karar göç edecek olan ailelere bildirilir. Çaykarada 10 metre karelik yeri olan bu ovaya hayran kalmaması mümkün mü? Karar verilir ve olumlu görüş bildirilir. Bakanlık Karar alır ve evlerin yapımı için göç edecek olan aile reislerini çalışmak üzere Van?a davet eder. Gidenler ? Zaden gurbetçiyiz ha Ankara, İstanbul ha Van diyerek gider çalışırız beğenirsek kalırız beğenmezsek döner geliriz? bu düşüncesi ile ilk adım atılır ve Van?a gelinir ve evlerin yapıma başlanır 1 yıl süren evlerin inşaatı tamamlanır. Beğenmesek döneriz diyenler beğendikleri için dönmediler ama bazılarına buralar yaşanacak yerler değil gerekçesi ile gelmeyip yerine başka birini yollamıştır. Kalanlarsa bu olaydan memnun


BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU, DEVAM EDECEK

www.caykaragundem.com