Kitap orman gizem ve kurgu ekseninde ilerlerken okuyucuyu psikolojik bir sorgulamanın içine davet ediyor. “Ya Sence”, sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda hayatın görünen ve görünmeyen yüzünü, insanın iç dünyasındaki çatışmaları ve gerçek ile kurgu arasındaki ince çizgiyi tartışmaya açıyor.
Dünya Gerçek mi, Sunulan Bir Sahne mi?
Kitapta şu çarpıcı ifadeler yer alıyor:
“Dünya’nın gerçeğini bize sunulan haliyle kabulleniriz.”
“Fazla anlam yüklemeyin Dünya’ya… Yarısı şükür yarısı sabır, yarısı teselli yarısı kahır…”
“Bakma sakın arkana… Bugün olmasa da bir gün olacaktır mutlaka…”
Filiz Keleş, metnin satır aralarında hayata dair sert ama gerçekçi bir yüzleşme sunuyor. İnsan ilişkilerindeki samimiyet sorgulanıyor; korku, cesaret ve kader kavramları iç içe geçiyor.
Romanın Kahramanı: ASYA
Eserin merkezinde ASYA karakteri yer alıyor. Ailesinin zoruyla, sevmediği biriyle evlendirilen genç bir kadın… Annesinin “zenginlik” tercihi nedeniyle bilmediği bir şehirde, adeta yalnızlığa mahkûm edilen bir hayat…
Eşi, iki ayda bir eve gelen; ilk geceden itibaren mesafeli ve yabancı bir figür. İki yıl boyunca evde geçen geceler, içsel monologlarla ve giderek derinleşen bir yalnızlıkla örülüyor. Her akşam içerek uykuya dalan bir adam ve zihninde yankılanan seslerle baş başa kalan bir kadın…
Bir gece, iç sesinin yönlendirmesiyle eşinin telefonunu kurcalamasıyla tüm dengeler değişiyor. Öğrendiği gerçekler, işlenen cinayetler, perde arkasındaki hesaplar ve sisler arasında kalan hakikat… Okuyucu, finalde “Gerçek mi? Kurgu mu?” sorusuyla baş başa kalıyor.
Hayata Meydan Okuyan Bir Metin
Romanın dikkat çeken satırlarından biri de şu:
“Ne diyorsun HaYaT… Ben senin sahteliğinde sorgusuz sualsiz yaşıyorum da sen neyin hesabını soruyorsun?”
“Ya Sence”, bir kadının yalnızlık hikâyesi olmanın ötesinde; kader, irade ve görünmeyen yönetmen metaforu üzerinden insanın varoluş mücadelesini işliyor.
Kitabı satın almak isteyenler aşağıdaki linkten kitabı satın alabilir.
https://www.kitapyurdu.com/kitap/ya-sence/745134.html
